Yoksul bir hayat süren lise öğrencisi Kota, okulda sürekli zorbalığa maruz kalan ve kimsenin ciddiye almadığı bir gençtir. Günün birinde karıştığı bir kavga yanlışlıkla canlı yayınlanır ve görüntüler kısa sürede internette viral olur. Beklenmedik şekilde ilgi gören Kota, insanların dövüş içeriklerine olan ilgisini fark ederek bunu bir fırsata çevirmeye karar verir.
Kendi dövüşlerini yayınladığı bir kanal açan Kota, zamanla izleyici kitlesi kazanır ve bu sayede para kazanmaya başlar. Ancak onun amacı yalnızca maddi durumunu düzeltmek değildir. Yıllardır maruz kaldığı haksızlıklara karşı koymak ve okuldaki adaletsiz düzene meydan okumak ister.
Kota’nın yükselişi, okulun güç dengelerini sarsarken onu daha büyük çatışmaların içine çeker. Her yeni mücadele, hem fiziksel hem de psikolojik sınırlarını zorlar. Hikâye; zorbalık, sosyal medya, gençlik ve güç kavramlarını aksiyon dolu bir anlatımla işlerken, Kota’nın kendi değerini keşfetme yolculuğunu da gözler önüne serer.
Ye Li, ailesinin en büyük kızı olarak kaderini değiştirecek bir evliliğe adım atar ve sakat olduğu düşünülen Prens Mo Xiu Yao ile evlenir. Aynı gün kız kardeşi Ye Ying de Prens Mo Jing Li’nin eşi olur. Dışarıdan sakin ve itaatkâr görünen Ye Li, aslında ailesine yapılan haksızlıkların hesabını sormaya kararlı, zeki ve güçlü bir kadındır. Lishan soyundan gelen genç kadın, intikam planlarını herkesten gizlice yürütmektedir.
Mo Xiu Yao da kendi sırlarını saklayan biridir. Geçmişte yaşadığı ihanetlerin etkisiyle kimseye kolay kolay güvenmez ve başlangıçta Ye Li’ye şüpheyle yaklaşır. Ancak zamanla ikili, birbirlerinin gerçek niyetlerini ve yaşadıkları acıları anlamaya başlar. Ortak hedefler ve karşılıklı saygı, aralarında güçlü bir bağ kurulmasını sağlar.
Bu sırada Prens Mo Jing Li, tahtı ele geçirmek için tehlikeli entrikalar ve hain planlar kurar. İmparatorluk giderek kaosa sürüklenirken, Ye Li ve Mo Xiu Yao güçlerini birleştirerek düşmanlarına karşı mücadele eder. Zekâları, cesaretleri ve sarsılmaz birliktelikleri sayesinde hem adaleti sağlar hem de imparatorluğa yeniden barış getirirler.
Hafızasını kaybetmiş olan Qiao Xiao Mi, babasının cenazesinde üvey kardeşi Qiao Zhi Wei tarafından zor ve aşağılayıcı bir durumun içine sürüklenir. Tam her şey kontrolden çıkmak üzereyken, üç yıldır kayıp olan nişanlısı Qin Yu beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar ve ona yardım eder. Xiao Mi için bu dönüş, hem bir umut ışığı hem de geçmişini hatırlayabilmesi için önemli bir dönüm noktası olur.
Qin Yu’nun desteğiyle, Xiao Mi’nin zihnindeki dağınık anılar yavaş yavaş birleşmeye başlar. Hatırladığı parçalar, yıllar önce yaşanan ve birçok sırrı beraberinde taşıyan ölümcül bir yangına işaret eder. Gerçeğe yaklaştıkça, geçmişte bildiğini sandığı her şey sorgulanmaya başlar.
Ancak Qin Yu’nun dönüşü göründüğü kadar masum değildir. Çok geçmeden, bu olayın aslında Qiao Zhi Wei tarafından planlanan tehlikeli bir oyunun parçası olduğu ortaya çıkar. Yalanlar, ihanetler ve saklanan sırlar gün yüzüne çıkarken, Xiao Mi hem geçmişin gerçekleriyle hem de kalbinin vereceği zor kararla yüzleşmek zorunda kalır.
Öğretmenlerin otoritesinin giderek zayıfladığı, disiplin sorunlarının ise ciddi boyutlara ulaştığı bir dönemde geçen hikâye, Eğitim Hakları Koruma Bürosu’nun çalışmalarını konu alır. Öğretmenlerin haklarını savunmak ve eğitim ortamını yeniden güvenli hâle getirmek amacıyla kurulan bu özel birim, çözülmesi zor vakalarla ilgilenmektedir.
Büronun kararlı ve deneyimli üyesi Na Hwa Jin, ekibiyle birlikte sorunlu okullara gönderilir. Görevleri, kuralları sürekli ihlal eden öğrencilerle ilgilenmek, okul içindeki kaosu sona erdirmek ve eğitim düzenini yeniden kurmaktır. Ancak karşılarına çıkan problemler, sıradan disiplin meselelerinden çok daha karmaşıktır. Öğrencilerin davranışlarının ardında aile sorunları, toplumsal baskılar ve kişisel travmalar gibi derin nedenler bulunmaktadır.
Na Hwa Jin ve ekibi, sert kurallar ile anlayış arasında denge kurmaya çalışırken hem öğretmenleri hem de öğrencileri korumak için mücadele eder. Her vaka, eğitim sisteminin farklı bir yönünü ortaya koyarken, adalet ve sorumluluk kavramlarını da sorgulatır.
Özel ve mahrem içeriklerinin izinsiz şekilde kampüste yayılması, bir grup başarılı ve zeki genç kızın hayatını altüst eder. Yaşadıkları utanç, öfke ve hayal kırıklığıyla baş etmeye çalışan öğrenciler, olayın sorumlularını bulmak için güçlerini birleştirir. Fotoğraflarını sızdırdığından şüphelendikleri erkek öğrencilerin peşine düşerken, kendi yöntemleriyle gerçeği ortaya çıkarmaya ve hesap sormaya karar verirler.
Başlangıçta bir intikam planı gibi görünen bu süreç, zamanla güven, mahremiyet ve adalet kavramlarını sorguladıkları daha karmaşık bir mücadeleye dönüşür. Her yeni ipucu, onları beklenmedik sırlar ve yanlış anlaşılmalarla karşı karşıya bırakır. Genç kadınlar, hem kendilerini savunmayı hem de yaşadıkları olayın gerçek sorumlularını ortaya çıkarmayı öğrenirken, dostlukları ve dayanışmaları da önemli bir sınavdan geçer.
1996 yılında geçen hikâye, çalışkan ve azimli lise öğrencisi Yang Xi’nin hayatını değiştiren beklenmedik bir olayla başlar. Bir bisiklet hırsızını kovaladığı sırada okul laboratuvarında meydana gelen patlamada yaralanan Yang Xi, en büyük hayali olan uzun mesafe koşu yarışmasına katılma fırsatını kaybeder. Bu talihsiz kaza, onun için hem fiziksel hem de duygusal açıdan büyük bir yıkım olur.
Yeni okul dönemi başladığında ise karşısına daha da şaşırtıcı bir durum çıkar. Kazanın sorumlusu olan Hua Biao, aynı sınıfa transfer olmuş ve üstelik Yang Xi’nin sınıf başkanlığı unvanını da elinden almıştır. Zeki, enerjik ve biraz da başına buyruk bir fen dehası olan Hua Biao, kısa sürede sınıfın dikkatini çeker.
Başlangıçta sürekli çatışan Yang Xi ve Hua Biao, zamanla birbirlerini daha iyi tanımaya başlar. Arkadaşlıklar, ilk aşklar, hayal kırıklıkları ve gençliğin unutulmaz anıları arasında geçen bu hikâye, bir grup öğrencinin büyüme yolculuğunu sıcak ve nostaljik bir şekilde anlatır.
Bir generalin kızı olarak dünyaya gelen Chu Zhao, saray entrikalarının ve güç mücadelelerinin ortasında büyür. Chu Devleti’nin veliahdı Xiao Xun tarafından siyasi planlarda bir piyon gibi kullanılmak istense de, kaderinin başkaları tarafından belirlenmesine razı olmaz. Geçmiş yaşamının anılarıyla yeniden doğduğunda, hayatını değiştirmek için yalnızca cesur ve kararlı adımların yeterli olacağını bilir. Bu nedenle tehlikelerden kaçmak yerine, siyasi fırtınanın tam merkezine yürümeyi seçer.
Bu yolculuk sırasında, Xie ailesinin dışlanan ve gayrimeşru oğlu Xie Yan Lai ile tanışır. Toplum tarafından küçümsenen ve geleceği karanlık görünen Yan Lai, Chu Zhao’nun desteği sayesinde kendine olan inancını yeniden kazanır. Chu Zhao, onun hayatına ışık olurken, Yan Lai de kendi sınırlarını aşmayı öğrenir.
Zamanla düşük rütbeli bir İmparatorluk Muhafızı askerinden ülkesini koruyan saygın bir generale dönüşen Xie Yan Lai, Chu Zhao’nun en güçlü müttefiklerinden biri hâline gelir. Birlikte entrikalarla, ihanetlerle ve savaşlarla mücadele ederken, hem kendi kaderlerini hem de ülkelerinin geleceğini değiştirecek bir yolculuğa çıkarlar.
Genç ve yetenekli plastik cerrah Do Ji Ui, zorunlu askerlik hizmeti yerine kamu sağlığı doktoru olarak görev yapmaya karar verir. Ancak ilk ataması, kimsenin gitmek istemediği, dış dünyadan büyük ölçüde izole edilmiş gizemli bir adaya çıkar. Başlangıçta bunu kariyerinin kısa süreli ve sakin bir dönemi olarak görse de, adaya ayak bastığı ilk günden itibaren her şey beklediğinden farklı gelişir.
Adada yaşayan insanların tuhaf davranışları, açıklanamayan olaylar ve giderek artan tehditler, Do Ji Ui’yi huzursuz etmeye başlar. Bir yandan bölge halkına sağlık hizmeti vermeye çalışırken, diğer yandan adanın derinlerinde saklanan karanlık sırların izini sürmek zorunda kalır. Her geçen gün, burada yaşananların basit tesadüflerden ibaret olmadığını daha net görür.
Bir yıl boyunca bu ürkütücü ortamda hayatta kalmaya çalışan Do Ji Ui, hem mesleki sorumluluklarını yerine getirmeye hem de kendisini çevreleyen gizemi çözmeye çalışır. Korku, gerilim ve sırlarla örülü bu hikâye, onu geri dönüşü olmayan bir mücadelenin içine sürükler.
Geleneksel eğitim sistemine uyum sağlamakta zorlanan çocuklar için kurulmuş sıra dışı bir okulda geçen hikâye, iki farklı eğitim anlayışının karşılaşmasını konu alır. Öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını ön planda tutan Tatsuki, kurallardan çok anlayış ve güvene dayalı bir yaklaşım benimser. Çocukların kendi hızlarında gelişmelerine izin verir ve onları kalıplara sokmak yerine güçlü yönlerini keşfetmeye teşvik eder.
Okula yeni katılan Shizuku ise daha disiplinli ve yapılandırılmış bir eğitim anlayışına sahiptir. Tatsuki’nin öğrencilere karşı rahat tavırları ve alışılmışın dışındaki yöntemleri onu şaşırtır, hatta zaman zaman rahatsız eder. Ancak öğrencilerin değişimini ve gösterdikleri gelişimi gördükçe, eğitim hakkındaki düşüncelerini sorgulamaya başlar.
Birbirinden tamamen farklı bakış açılarına sahip olan Tatsuki ve Shizuku, zamanla ortak bir amaç etrafında buluşur: Kendilerine yer bulmakta zorlanan çocuklara umut olmak. Hikâye, eğitim, anlayış ve kişisel gelişim üzerine sıcak ve ilham verici bir yolculuk sunar.
Zenginliği, başarıları ve iş dünyasındaki efsanevi konumuyla tanınan Kang Yong Ho’nun hayatı, geçirdiği gizemli bir kazanın ardından tamamen değişir. Gözlerini açtığında kendisini genç ve gelecek vadeden futbolcu Hwang Jun Hyeon’un bedeninde bulur. Bir anda sahip olduğu güçten, statüden ve kimliğinden mahrum kalan Yong Ho, hayatına bambaşka bir yerden başlamak zorunda kalır.
Gerçeği kimseye açıklayamayan Yong Ho, ironik bir şekilde yıllarca yönettiği şirkete bu kez sıradan bir çalışan olarak girer. Şirket içindeki ilişkileri ve güç dengelerini dışarıdan deneyimlerken, geçmişte verdiği kararların çalışanlar üzerindeki etkisini de görmeye başlar.
Bir yandan keskin iş zekâsını kullanarak yeni hayatına uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan genç bir sporcunun sorumluluklarıyla mücadele eder. Bu sıra dışı beden değişimi, ona yalnızca ikinci bir hayat değil; kendisini, insanları ve başarı kavramını yeniden keşfetme fırsatı sunar.