Büyük bir borç yükünün altında ezilen ve geçimini sahip olduğu eski apartmandan sağlamaya çalışan Ki Su Jong, hem ailesini hem de elinde kalan son varlığı olan binasını korumak için çaresizce çözüm arar. Binanın icra yoluyla satılma tehlikesi kapıdayken, hayatının en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Tam bu sırada, Min Hwal Seong beklenmedik bir öneriyle ortaya çıkar. Hwal Seong’a göre, binanın boş durumdaki bodrum katında düzenlenecek sahte bir kaçırılma planı, borç sorununu çözmek için hızlı bir yol olabilir.
Başlangıçta yalnızca umutsuz bir plan gibi görünen bu fikir, Su Jong için son bir çıkış yolu hâline gelir. Ancak dikkatle hazırlanmış sahte senaryo kısa sürede kontrolden çıkar. Oyun ile gerçek arasındaki sınır bulanıklaşırken, masum görünen plan tehlikeli bir suç zincirine dönüşür. Olaylar giderek büyür ve her biri kendini geri dönüşü olmayan kararların ortasında bulur. Su Jong, ailesini ve hayatını korumaya çalışırken, attığı adımların bedelinin sandığından çok daha ağır olduğunu fark eder.
Orta yaşlarına gelmiş üç arkadaş, öğrencilik yıllarında film kulübünde tanışmış ve o dönemden beri birbirlerini görmemiştir. Memleketlerine döndüklerinde, bir şantiyede yapılan korkunç ve gizemli bir keşfi öğrenirler. Merak ve endişe bir araya gelince, geçmişin bağları yeniden canlanır ve arkadaşlar birlikte bu esrarengiz olayın ardındaki gerçeği çözmeye karar verir. Araştırmaları ilerledikçe, hem şantiyedeki sırlar hem de kendi geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalırlar. Bir yandan dostluklarını sınayan tehlikelerle mücadele ederken, diğer yandan gizemin karanlık ve beklenmedik yönleri ortaya çıkar. Bu süreç, onların hem birbirlerine hem de kendi hayatlarına dair farkındalık kazanmalarını sağlar ve eski bağların ne kadar güçlü olduğunu yeniden hatırlatır.
Roman yazarı Ayana, geçmişte yaşadığı ayrılıklar ve karşılıksız aşklar yüzünden gerçek bir ilişkiye adım atmaktan çekinir. Duygularını bastırarak yaşamayı alışkanlık hâline getirmiştir; ancak mevcut ilişkisiyle karşı karşıya geldiğinde, bu duvarlarını yıkmak zorunda kalır. Samimi bir şekilde partneriyle yüzleşmek, Ayana için hem korkutucu hem de dönüştürücü bir deneyim olur. İçsel çatışmaları ve geçmişin izleriyle mücadele ederken, aşkın kendisi için ne anlama geldiğini yeniden keşfeder. Zamanla, duygularını ifade etmenin ve güvenmenin getirdiği kırılganlıkla gerçek yakınlığı deneyimlemeye başlar. Ayana, hem kalbindeki korkuları aşarken hem de ilişkisini derinleştirirken, aşkın bazen cesaret gerektirdiğini ve geçmişin gölgesinin üstesinden gelmenin mümkün olduğunu fark eder.
Hayaletleri görebilme yeteneğiyle hayatı tamamen değişen avukat Sin I Rang ile kusursuz sicile sahip elit avukat Han Na Hyeon’un yolları, sıra dışı bir hukuk mücadelesinde kesişir. I Rang, eski bir şamana ait evde hukuk bürosu açtıktan sonra hayaletleri görmeye başlar ve kısa sürede müvekkillerinin sıradan insanlar değil, dünyada adalet bulamamış ruhlar olduğunu fark eder. Dışarıdan güvenilir görünse de aslında çekingen ve sakar olan I Rang, trajik geçmişe sahip hayaletlerle karşılaştığında beklenmedik bir cesaret gösterir. Bazen yardım ettiği ruhların etkisi altına girerek onların kişilik özelliklerini geçici olarak üstlenir ve bu durum onda dramatik değişimlere yol açar.
Öte yandan Han Na Hyeon, bugüne kadar tüm davalarını kazanmış, başarıya takıntılı ve disiplinli bir avukattır. Ancak I Rang’a karşı bir davayı kaybetmesi, onun hayatındaki dengeleri sarsar. Başta hayaletlere inanmayı reddetse de gözlerinin önünde gelişen tuhaf olaylar Na Hyeon’u gerçeğe yaklaştırır. Zamanla ikili, dünyadan göçmüş bu “özel müvekkillerin” uğradığı haksızlıkları ortaya çıkarırken hem gizemli vakaları çözer hem de kendi geçmişlerindeki yaralarla yüzleşir.
1970’lerde, güneybatının dağlık bölgelerinden Yu İlçesi’ndeki Shenxianding kasabasında doğan Fang Wan Zhi, genç yaşlardan itibaren hayatın zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Ailevi ve duygusal değişimlerin ortasında büyüyen Wan Zhi, 20 yaşına geldiğinde üniversiteyi bırakır ve daha iyi bir gelecek umuduyla hızla gelişen Shenzhen’e gider. Burada hayatının en zorlu ama en öğretici yılları başlar. İlk iş hayatında Li Juan ve Hao Qian Wian ile tanışır; üç arkadaş birlikte yoklukla mücadele eder, rüzgâra ve yağmura karşı omuz omuza dururlar.
Şehrin büyümesiyle birlikte onların da hayatı değişir. Önce işçilik yapar, ardından dış ticarete atılır ve sonunda kendi oyuncak markalarını kurmayı başarırlar. Ancak başarı kolay gelmez; Huang Yaodong ve Yan Ziwei gibi insanların ihanetleriyle sarsılan kariyerleri, onları defalarca sınar. Yine de Wan Zhi pes etmez. Kendini geliştirmek için akşam üniversitesine gidip İngilizce öğrenir, reform ve dışa açılma döneminin sunduğu fırsatları kararlılıkla değerlendirir.
Yıllar sonra şirketi başarıyla halka açıldığında, yönetimi ekibine devreder. Evlat edindiği yetim Fang Miao Miao ve en güvendiği dostu Gao Xiang ile birlikte memleketine döner. Shenxianding’e yerleşerek hayatının başladığı yere yeniden kök salar ve uzun mücadelesinin ardından huzuru aramaya başlar.
Yoğun çalışma temposu nedeniyle özel hayatına neredeyse hiç zaman ayıramayan webtoon yapımcısı Seo Mirae, hayatını tamamen işine adamış biridir. Günlerini çizim masasında geçirirken aşk ve romantizm onun için yalnızca hikâyelerinde var olan bir kavram hâline gelmiştir. Ancak bir gün tesadüfen eline geçen “Aylık Erkek Arkadaş” adlı gizemli bir cihaz, Mirae’nin hayatını bambaşka bir yöne sürükler. Cihaz, kullanıcıyı son derece gerçekçi bir sanal flört simülasyonuna dahil eder ve her ay farklı bir “ideal erkek arkadaş” ile tanışma fırsatı sunar.
Mirae bu sanal dünyaya adım attıkça, hayalindeki kusursuz erkeklerle romantik anlar yaşamaya başlar. İlk başta bunun sadece eğlenceli bir kaçış olduğunu düşünse de, zamanla içinde uzun süredir bastırdığı duyguların yeniden canlandığını fark eder. Sanal ilişkiler ona aşkın heyecanını ve sıcaklığını yeniden hatırlatır.
Öte yandan gerçek hayatta ise Mirae’nin karşısında tamamen farklı biri vardır: iş arkadaşı ve aynı zamanda rakibi olan Park Gyeongnam. Soğuk, mesafeli ve gizemli tavırlarıyla tanınan Gyeongnam, Mirae’nin alışık olduğu romantik erkek tiplerinden çok uzaktır. Ancak zaman geçtikçe aralarındaki rekabet ve gerilim, beklenmedik bir çekime dönüşür. Mirae, kusursuz görünen sanal aşklar ile karmaşık ama gerçek duygular arasında kalırken, kalbinin gerçekten kimi seçtiğini anlamaya çalışacaktır.
Kasap bir ailenin güçlü ve cesur kızı Fan Chang Yu ile geçmişi elinden alınmış, intikam ateşiyle yaşayan düşmüş bir soylu olan Xie Zheng’in kaderleri beklenmedik bir şekilde kesişir. Zor koşulların ortasında yaptıkları sahte evlilik, zamanla gerçek ve derin bir aşka dönüşür. Ancak yaklaşan savaş, henüz filizlenen bu bağı acımasızca sınar ve ikiliyi birbirinden ayırır.
Fan Chang Yu, kaderine boyun eğmek yerine harekete geçmeyi seçer. Elinde kasap bıçağıyla savaş meydanına atılır; hem adalet arayışını sürdürmek hem de kaybolan kocasını bulmak için cesurca mücadele eder. Öte yandan Xie Zheng de geçmişini geri kazanmak için savaşır, kaybettiği unvanını ve onurunu yeniden elde etmeye çalışır. Ülkesini koruma sorumluluğu ile kalbinde taşıdığı aşk arasında zor bir yolculuğa çıkar.
Yıllar süren çatışmaların ardından yolları yeniden savaş alanında kesişir. Gerçeklerle yüzleşen ikili, kaderlerine meydan okuyarak hem ülkelerini hem de birbirlerine olan bağlarını korumak için son bir mücadele verir. Hikâye, Tuan Zi Lai Xi (团子来袭) tarafından yazılan “Zhu Yu” (逐玉) adlı popüler web romanından uyarlanmıştır.
Kendi dünyalarında yaşayan iki gencin, birbirlerinin hayatına dokunarak karanlık zamanlarda ışık hâline gelişini anlatan sıcak ve duygusal bir hikâye. Metro sürücüsü Taeseo, geçmişe takılı kalmadan yalnızca bugünü yaşayarak ayakta durmaya çalışan, kendi kurallarına göre bağımsız bir hayat süren biridir. Yıllar önce kalbinde iz bırakan ilk aşkı Euna ile beklenmedik bir anda yeniden karşılaşması ise tüm dengelerini altüst eder.
Euna artık hayata farklı bir yerden bakan, tutkulu ve enerjik bir konaklama yöneticisidir. Büyük hayaller kurmuş olsa da zaman zaman hayal kırıklıklarıyla yüzleşmek zorunda kalmış, yine de sıcaklığını ve umut dolu bakışını kaybetmemiştir. Taeseo ile yolları yeniden kesiştiğinde, geçmişte yarım kalan duygular yeniden gün yüzüne çıkar.
Bir zamanlar birbirlerinin en saf anılarına tanıklık eden bu iki insan, şimdi hayatın farklı noktalarında durmaktadır. Ancak paylaştıkları anılar ve aralarında yeniden filizlenen bağ, onları tekrar yakınlaştırır. Birbirlerine sırdaş olurken, geçmişin izleriyle yüzleşmeyi ve geleceğe dair yeni bir umut kurmayı öğrenirler.
Sigorta müfettişi Cha Woo Seok, müzayedeci Han Seol Ah’ın çevresinde gerçekleşen şüpheli ölümleri araştırmakla görevlendirilir. Önce bir meslektaşının ani ölümü, ardından Seol Ah’ın eski sevgililerinin benzer biçimde hayatını kaybetmesi, genç kadının suçlu mu yoksa hedef alınmış bir kurban mı olduğu sorusunu gündeme getirir. Tüm işaretler ona yönelse de hiçbir kanıt kesin değildir.
Gerçeğe ulaşmak için Woo Seok, Seol Ah’a yaklaşır ve sevgili rolü yapmayı kabul eder. Ancak bu tehlikeli oyun, ikisini sanat sahteciliği ve yüksek meblağlı sigorta dolandırıcılığı ağının içine çeker. Lüks müzayede salonlarının ışıltılı dünyasının ardında, takıntı ve kıskançlıkla beslenen karanlık bir düzen saklıdır.
Sahte bir ilişkiyle başlayan yakınlaşma, gerçek duygulara dönüşmeye başladıkça risk büyür. Woo Seok hem görevini hem de kalbini korumak zorundadır. Çünkü bu hikâyede aşk, gerçekten de ölümcül olabilir.
Lee Ui Yeong, kariyerinde güçlü ve başarılı bir kadın olmasına rağmen kalbinin derinliklerinde gerçek bir bağa duyduğu özlemi gizleyemez. Mantığıyla hareket etmeyi alışkanlık hâline getirmiştir; bu yüzden romantik hayata hep mesafeli yaklaşır. Yine de umudunu kaybetmez ve kör randevulara çıkmaya başlar. Ancak kader onu, birbirinden tamamen farklı iki adam arasında zor bir seçime sürükler.
Song Tae Seop, nazik, güvenilir ve duygularından emin bir adamdır. Daha ilk andan itibaren aşkı ve evliliği ciddiye aldığını açıkça belli eder. Sessiz ama sarsılmaz bağlılığı, Ui Yeong’un ilişkilere dair korkularını gün yüzüne çıkarır. Öte yandan Sin Ji Su, hayatına sahte bir kimlikle girse de özgür ruhu, cesareti ve içtenliğiyle kalbini beklenmedik şekilde etkiler. Genç ve dürtüsel tavırları, Ui Yeong’un koyduğu tüm kuralları altüst eder.
İstikrar ve güven ile tutku ve heyecan arasında kalan Ui Yeong, aşkın gerçekten ne anlama geldiğini sorgulamaya başlar. Artık karar vermesi gereken tek şey, kalbini mi yoksa mantığını mı dinleyeceğidir.