
Yun Ra Yeong, Kang Sin Jae ve Hwang Hyeon Jin için dostluk, yalnızca yılların alışkanlığı değil; birlikte ayakta kalmanın bir yoludur. Yaklaşık yirmi yıl önce üniversite sıralarında tanışan bu üç kadın, hayata karşı aynı anda hem cesur hem de kırılgan olmayı öğrenmiştir. Bugün, kadın suç mağdurlarını savunma konusunda uzmanlaşmış L&J Hukuk Bürosu’nda omuz omuza çalışan üç avukat olarak, adalet kavramını yalnızca meslek değil, kişisel bir dava hâline getirmişlerdir.
Büronun vitrini konumundaki Yun Ra Yeong, etkileyici hitabeti, sarsılmaz özgüveni ve kusursuz görünen dış görünüşüyle kamuoyunun gözünde “örnek avukat”tır. Televizyon programlarının aranan yüzü, sosyal medyada yüz binlerce takipçisi olan bir hukuk yıldızıdır. Ancak bu parıltının ardında, yıllardır bastırdığı korkular ve kimseye anlatamadığı yaralar vardır. Savunduğu her kadın, onu kendi geçmişine biraz daha yaklaştırır. Ve beklenmedik bir dava, Ra Yeong’u kaçtığını sandığı karanlıkla yüzleşmeye zorlar.
Kang Sin Jae, üçlünün doğal lideridir. Sert bakışları, baskın karakteri ve müzakere masasında rakibini sindiren tavrıyla hukuk dünyasında “aslan” lakabını almıştır. Kuralları esnetmekten çekinmez; yeter ki kazansın. Ancak kadınlara yönelik ağır bir suç davası, Sin Jae’nin geçmişte verdiği bir kararla doğrudan bağlantılıdır. Kontrolü kaybetmekten nefret eden bu güçlü kadın, ilk kez kendi vicdanıyla köşeye sıkışır.
Hwang Hyeon Jin ise adaletin sahadaki yüzüdür. Delil toplar, tanıklarla konuşur, tehditlerden çekinmez. İlkelerine ters düşen hiçbir şeye sessiz kalmaz. Fakat dedektif olan eşinin geçmişini kurcalamaya başlamasıyla, onun da sağlam sandığı zemini sarsılır. Gerçekler ortaya çıktıkça, Hyeon Jin’in sadakat ve doğrular arasındaki çizgisi bulanıklaşır.
Tüm bu çatlaklar, yirmi yıl önce kimseye anlatamadıkları ortak bir sırla birleştiğinde, üç kadının hayatı geri dönülmez biçimde değişir. Bu sır yalnızca geçmişlerini değil, savundukları davaların meşruiyetini ve birbirlerine olan güvenlerini de tehdit eder.
Ancak Ra Yeong, Sin Jae ve Hyeon Jin, dişlerini sıkarak ayakta kalmayı seçer. Yıkılmak yerine kenetlenirler. Erkek egemen bir sistemde, travmalarla ve güç sahipleriyle savaşırken, en büyük silahları kırılmaz dayanışmaları olur. Bu hikâye; adalet arayışının, kadın dayanışmasının ve geçmişle yüzleşmenin bedelini sert ama umutlu bir dille anlatır.

giriş yap.