
Makao’nun neon ışıkları altında, görünmez bir savaş sürmektedir. Şehrin karmaşık sokaklarında cirit atan kurnaz, acımasız ve her adımını ustalıkla planlayan hırsızlar, Adli Polis’i köşeye sıkıştıracak kadar ileri gidince, birim kendini çözülmesi güç bir suç ağının içinde bulur. Yapılan her baskında suçlular bir adım önde görünmekte, polis yetkilileri ise giderek artan baskı karşısında çaresiz kalmaktadır. Bu çıkmazda tek bir isim akla gelir: Huang De Zhong. Yıllar önce büyük saygı gören bir iz sürme ustası olan Huang De Zhong, emekliliğin sakin dünyasında sessizce yaşamaktadır. Ancak suç örgütünün şehirde yarattığı kaos, onu yeniden ön saflara çağırır. Adli Polis, Huang’ı özel olarak göreve getirir ve onu Suç Soruşturma Birimi’nin genç ve hırslı elit ekibiyle bir araya yerleştirir. Artık aynı masada iki farklı dünya buluşmuştur: • Huang De Zhong’un eski usul, sokak zekâsıyla yoğrulmuş takip yöntemleri • Genç ekibin yüksek teknolojiye ve dijital izlere dayalı modern polis taktikleri Başlangıçta aralarında bir kopukluk vardır; farklı nesiller, farklı bakış açıları… Ancak kısa süre içinde anlarlar ki, karşılarındaki suçlular sıradan değildir. En küçük ipucunu dahi lehlerine çevirebilen bu hırsızlar, adeta polisle alay edercesine onları yanlış yönlendirir, tuzaklar kurar, şehir içinde görünmez bir ağ örerler. Artık bu bir soruşturma değil, iyi ile kötünün, zekâ ile kurnazlığın nefes kesen bir düellosudur. Huang De Zhong ve genç ekibi, suçluların her hamlesine karşılık vermek için hem birbirlerinden öğrenmek hem de birbirlerine güvenmek zorundadır. Devam eden bu “kedi-fare” oyununda taraflar her adımda daha da sertleşir; şehir ise bu sessiz savaşın sahnesi olur. Sonuçta soru şudur: Kurnazlık mı kazanacaktır, deneyim mi? Yoksa teknoloji ile içgüdünün birleştiği yeni bir güç mü doğacaktır?

giriş yap.