
1990’ların Pekin’inde, eski bir pansiyonda yolları kesişen genç sanatçılar; yazarlık, müzik, oyunculuk ve resim gibi farklı alanlarda hayallerinin peşinden koşar. Kısıtlı imkânlar, belirsiz gelecek ve sürekli reddedilme korkusu onların günlük yaşamının bir parçasıdır. Yine de içlerindeki tutku, tüm zorluklara rağmen ayakta kalmalarını sağlar.
Bu süreçte dostluklar kurulur, kırılır; aşklar başlar, yarım kalır. Kimi zaman küçük başarılar onları umutlandırırken, çoğu zaman fedakârlık yapmaları gerekir. Her biri kendi yolunu bulmaya çalışırken, sanatın sadece bir hayal değil, aynı zamanda bir mücadele olduğunu öğrenir.
Yeni milenyuma yaklaşırken hayat onları farklı yönlere savurur. Bazıları hayallerinin peşinden gitmeye devam ederken, bazıları gerçekliğe boyun eğer. Ancak hepsi, değişen bir dönemin içinde kendi izlerini bırakır ve o pansiyonda geçen yıllar, hayatlarının en unutulmaz parçası hâline gelir.

giriş yap.