Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Filtreler:
Japonya
Revenge Boyfriend
Hattori Maika, Tokyo’nun elit otellerinden biri olan Bird Left’te çalışkanlığı ve zarafetiyle tanınan, içe dönük ama duygusal biri olarak bilinir. İş yerindeki yoğun temponun arasında ona tutunma hissi veren tek şey, gizlice birlikte olduğu meslektaşı Matobe Narimitsu ile yaşadığı ilişkidir. Ancak bir gün, Maika'nın dünyası başına yıkılır: Narimitsu’nun aynı şirkette başka bir kadınla da ilişki yaşadığını öğrenir. Kalbi kırılmış, gururu incinmiş ve tüm inancı sarsılmıştır.
Tam bu sırada otelin yeni CEO’su Satori Shun sahneye çıkar. Karizmatik ama soğukkanlı tavırlarıyla tanınan Shun, Maika’ya ilginç bir teklif sunar: Eğer Maika, onun sevgilisi rolünü oynarsa, hem ailesinin dayattığı evlilikten kaçmasına yardım etmiş olur hem de Narimitsu’yu kıskandırarak intikamını alabilir. Maika tereddüt etse de, kırık kalbinin içinde bu sahte oyuna “evet” demeyi seçer.
Ancak sahte ilişkiler genellikle planlandığı gibi gitmez. Maika ve Shun, zamanla birbirlerinin yaralarını sarmaya başlarken, aralarındaki çizgiler bulanıklaşır. Ofis dedikoduları, aile baskıları, eski aşkların hayaletleri ve gerçek duygularla yüzleşmek zorunda kalırlar.
Aşkın sahte olup olmadığını kim belirler? Kalp, bir oyunun içinde bile gerçekten sevebilir mi?
Shanai Marriage Honey
Birbirlerini bir arkadaşlık uygulamasında tanıyıp çok kısa sürede evlenen genç bir çift, ilişkilerinin ne kadar karmaşık hale geleceğinden habersizdir. Tanışmalarının hemen ardından evlenmelerine rağmen, aynı şirkette çalıştıklarını tesadüfen keşfederler.
Profesyonel hayatlarını etkilememesi için evliliklerini hem iş arkadaşlarından hem de yakın çevrelerinden gizlemeye karar verirler. Başlangıçta, "Aşksız da evlilik yürür," diye düşünerek bu gizli birlikteliği sürdürürler. Ne de olsa ikisi de mantıklı, ayakları yere basan bireylerdir.
Ancak zamanla, gizli bakışlar, iş yerindeki komik tesadüfler ve evdeki paylaşımlar, aralarındaki bağı derinleştirmeye başlar. Aşksız başlayan bu evlilik, küçük anlarla gerçek bir aşka dönüşmeye başlar.
İlişkileri ilerledikçe, hem iş yerindeki gizliliği korumak zorlaşır hem de birbirlerine olan hisleri artık görmezden gelinemez hâle gelir.
“Bu eğlenceli ve iç ısıtan hikâye; modern zamanlarda aşkın, evliliğin ve gizliliğin ne kadar karmaşık ama bir o kadar da tatlı olabileceğini anlatan romantik bir yolculuk sunuyor.”
Please Love Me!
Michiko 30 yaşında, işsiz ve hayata tutunmaya çalışan bir kadındır. Önceki iş yerinin iflas etmesinden sonra sürekli iş aramakta, ancak hiçbir yerden olumlu yanıt alamamaktadır. Üstelik kendinden küçük erkek arkadaşını da maddi olarak desteklemeye devam etmekte, birikimleri tükenmek üzeredir.
Tam her şeyin daha da kötüye gittiğini düşündüğü bir gün, geçmişten tanıdık bir yüzle karşılaşır — eski patronu Ayumu. İş hayatındayken Michiko’nun çekindiği, soğuk ve mesafeli biri olarak hatırladığı Ayumu, artık büyükannesinden kalan mütevazı bir çay evini işletmektedir.
Michiko, çaresizlik içinde çayevinde yarı zamanlı çalışmaya karar verir. İlk başta hem işin farklı doğası hem de Ayumu ile yeniden bir araya gelmenin yarattığı gerginlik zorlayıcı olur. Fakat zamanla, çayevine gelen müşterilerle yaşanan küçük krizler, günlük telaşlar ve Ayumu’nun sürpriz destekleri Michiko’nun hayatına renk katmaya başlar.
Ayumu'nun sandığından çok daha anlayışlı, sessizce destek olan biri olduğunu keşfettikçe, Michiko’nun ona bakışı da değişir.
Geçmiş korkuların yerini güven, ardından da beklenmedik bir yakınlık alır. Michiko, hem kendine yeniden inanmaya başlar hem de hiç ummadığı bir yerden yeni bir başlangıç ihtimaliyle yüzleşir.
"Bu hikâye; kayıplardan sonra yeniden ayağa kalkmayı, beklenmedik yerlerde doğan umutları ve sevginin bazen ikinci bir şansla geldiğini anlatan sakin, duygusal ve içten bir romantik dram."
Hey Sensei, Don't You Know?
Aşkı sadece çizimlerinden tanıyan utangaç bir manga çizeri ile herkesin dikkatini çeken, karizmatik bir güzellik uzmanı arasında geçen sıcacık bir aşk hikâyesi…
Lin Wei, genç yaşına rağmen başarılı bir çizgi roman sanatçısıdır. Hayal gücü geniştir, kalemi güçlüdür… ama söz konusu aşk olduğunda tamamen tecrübesizdir. Hikâyelerinde yazdığı duyguları hiç yaşamamış, kalbi sadece kurgu dünyasında çarpmıştır.
Bir gün, çizgi romanı için ilham ararken yolu, sosyal medyada fenomen hâline gelmiş yakışıklı ve enerjik bir güzellik uzmanı olan Yu Chen ile kesişir. Renkli kişiliği, etkileyici tarzı ve açık sözlülüğüyle Yu Chen, Lin Wei’nin sakin dünyasında adeta bir fırtına gibi eser.
Başta tamamen profesyonel bir iş birliği olarak başlayan ilişkileri, zamanla daha derin ve karmaşık duygulara dönüşür. Lin Wei, gerçek hayatın romantizmini çizmeye başladıkça, kalbinin ritmini de ilk kez duymaya başlar. Ancak farklı dünyalardan gelen bu iki insanın bir arada kalabilmesi kolay olmayacaktır.
"Bu hikâye, ilk aşkın masumiyetini, zıt kutupların birbirini nasıl tamamladığını ve aşkın yalnızca kurgu olmadığını anlatan modern, duygusal bir romantik komedi."
Ousama ni Sasagu Kusuriyubi
Güzelliğin Ardındaki Tehlikeli Cazibe
Lüks bir otelin gelinlik departmanında çalışan Ayaka, çevresindeki herkesin hayranlıkla baktığı bir güzelliğe sahiptir. Zarafeti ve çekici görünümüyle dikkatleri üzerine çekmekte hiç zorlanmaz. Ancak, onun hakkında bilinen tek şey güzelliği değildir. Çalışma arkadaşları ve çevresindekiler, onun asıl tehlikeli yönünün kişiliği olduğunu düşünmektedir.
Ayaka'nın adı otelde "femme fatale", yani "kötü kadın" olarak anılmaktadır. Bunun sebebi ise, pek çok erkeği kolayca etkileyip onlarla oynayarak istediklerini elde etmesi ve ardından onları hiç düşünmeden bir kenara atmasıdır. Onun için aşk bir oyun gibidir; güçlü ve etkileyici duruşuyla karşısına çıkan herkesi avucunun içine almayı başarır. Ancak, Ayaka’nın bu tehlikeli cazibesi, ona karşı koyamayacak kadar zayıf olan erkekleri de ardında hüsranla bırakır.
Fakat bu kez işler değişmek üzeredir.
Güçlü Bir Adam, Yeni Bir Hedef
Ayaka’nın büyüsüne kapılan sayısız adamın aksine, otelin yeni üst düzey yöneticisi Togo, ona bambaşka bir şekilde yaklaşır. Kasabanın en nüfuzlu ve güçlü isimlerinden birinin oğlu olan bu soğukkanlı ve otoriter adam, Ayaka'nın oyunlarını bozabilecek türde biridir.
Togo, etrafındakilere hükmetmeye alışkın, kontrolü elinde tutan bir kişiliktir. Bir kral gibi hareket eder, istekleri sorgusuz sualsiz yerine getirilir. Onunla karşı karşıya gelen herkes, gücüne boyun eğmek zorunda kalır. Ancak Ayaka, kolayca teslim olacak bir kadın değildir.
Şimdi herkesin merak ettiği tek bir şey var: Togo’nun Ayaka’ya vereceği emirler neler olacak? Ve daha da önemlisi, Ayaka, ilk kez karşısında duran bu güçlü adama boyun eğecek mi, yoksa bu çekişmeli oyunda ipleri elinde tutmayı başarabilecek mi?
Promise Cinderella
Hayame’nin mutlu evliliği bir anda sona erer ve kendini yapayalnız, beş parasız ve evsiz bir halde bulur! Hayatı zaten altüst olmuşken, işler daha da kötüye gitmek üzeredir çünkü geçmişte küçük düşürdüğü zengin lise öğrencisi Issei ile karşılaşır!
Issei, Hayame’nin zor durumunu fırsata çevirmekten çekinmez ve ona yardım etmek için karşı konulmaz bir teklif sunar. Ancak bu teklifin ardında başka niyetler mi vardır? Hayame’nin gururu ve Issei’nin kibri arasında kıvılcımlar çakarken, ikili arasındaki ilişki beklenmedik bir yön almaya başlar.
Tam bir masal gibi başlayan ama her an bir fırtınaya dönüşebilecek bu sıra dışı hikâyede, birbirine tamamen zıt iki dünya çarpışırken, aşk ve kader ikiliyi nereye sürükleyecektir?
Make Up with Mud
Yuzuhara Miku, bir alışveriş merkezinde resepsiyonist olarak çalışan geçici bir çalışandır. Düşük özgüveni ve başkalarının onun hakkındaki düşüncelerini sürekli kafasında kurması, onun en büyük endişelerindendir. Miku, güzellik ve makyaj konusunda oldukça deneyimsizdir ve bu alandaki eksiklikleri onu daha da tedirgin eder. Ancak, sevgilisi Haruhisa, Miku’nun elit bir avukat olmasının yanında, onun doğal halini çok beğenmektedir. Haruhisa sürekli olarak Miku’ya, ona minimal makyaj yaparak daha güzel göründüğünü söyler ve onun "mütevazı" görünümünü tercih ettiğini dile getirir. Bu yüzden Miku, sevgilisinin tercihine uyarak çok az makyaj yapar ve olduğu gibi, doğal haliyle kalmayı sürdürür.
Miku'nun ilişkisi, dışarıdan bakıldığında mükemmel görünebilir; ancak Miku, Haruhisa’nın kendisini doğal haliyle sevmesinin yanı sıra, kendi içindeki güven eksikliğini aşmak ve makyajla kendini daha iyi ifade edebilmek konusunda içsel bir çatışma yaşamaktadır. Haruhisa’nın sevgisi ve desteği, ona güven aşılamış olsa da, Miku bazen makyajla kendisini daha farklı bir şekilde ifade etmek ve daha özgüvenli hissetmek istemektedir. Ancak, sevgilisinin mütevazı görünümünü tercih etmesi, onun bu konuda tereddüt etmesine yol açar.
Bu durum, Miku'nun içsel bir denge bulma çabasında olduğu ve başkalarının beklentileri ile kendi arzularını dengelemeye çalıştığı bir süreçtir. Haruhisa'nın sevgisiyle kendini güvende hissetse de, Miku’nun kişisel gelişimi ve özgüveni, zamanla daha fazla makyaj yapıp yapmama veya daha özgür bir şekilde kendini ifade etme konusunda kararlar almasına neden olacaktır.
Tokyo Salad Bowl
Tokyo'da, şehirdeki karmaşık suçları çözmeye çalışan polis memuru Mari Kouda, aynı zamanda Çinli tercüman Ryo Arikino ile birlikte çalışmak zorunda kalır. Mari, soğukkanlı ve disiplinli bir polistir, ancak bazen suçluları yakalamakta zorlanabilmektedir. Ryo ise, dil engelini aşmak ve suçlularla etkili iletişim kurmak konusunda uzmandır. İkili, bir yandan suçları çözmeye çalışırken bir yandan da birbirlerine farklı kültürler ve yemekler hakkında yeni şeyler öğretir.
Mari, Japon yemeklerine düşkünken, Ryo Çin mutfağının derinliklerine dair geniş bir bilgiye sahiptir. Çift, suçlu izlerini takip ederken, yemek masasında birbirlerinin kültürlerine olan sevgilerini ve saygılarını daha iyi anlamaya başlarlar. Her vaka, sadece suçları çözmekle kalmaz, aynı zamanda onların arkadaşlıklarını ve kültürel bağlarını da pekiştirir.
Ryo, Mari'ye Çin yemeklerinin ince detaylarını ve onların tarihsel anlamlarını anlatırken, Mari de Japon mutfağının zarif ve sade yapısını Ryo'ya tanıtır. Birlikte zaman geçirirken, her kültürden gelen yemekler, aralarındaki farklılıkları yavaşça yok eder ve onları birbirine daha da yakınlaştırır.
Başlangıçta sadece iş arkadaşları olan Mari ve Ryo, zamanla birbirlerinin duygusal destekçisi olur. Suçları çözme süreci, onların birbirlerine güvenmeye başlamalarına ve duygusal bağ kurmalarına olanak tanır. Aralarındaki bu beklenmedik dostluk, sadece polislik mesleğini değil, aynı zamanda farklı kültürleri anlama ve saygı gösterme noktasında da önemli bir yolculuğa dönüşür.
Ikinari Kon
Mao Koshiba, gıda sektöründe çalışan başarılı bir satış temsilcisidir. Bir gün, uzun zamandır birlikte olduğu erkek arkadaşının sadakatsizliğini öğrenir. Bu acı gerçekle başa çıkmaya çalışan Mao, kendini alkolle teselli etmeye karar verir ve bir barda geceyi geçirir. Fakat ertesi sabah, kendisini tanımadığı bir adamın yatak odasında uyanırken bulur. Üstü başı dağınık ve kafası karışıktır. Odayı hızlıca incelemeye başladığında, adamın yüzünü görüp kendini tanımaya çalışırken, adamın aslında yeni işyerindeki patronu, Hajime Ando olduğunu öğrenir. Fakat şok edici bir şekilde, Ando, Mao'ya evlendiklerini ve onların düğün gecesinde olduğunu iddia eder. Mao'nun aklı karışmışken, hayatının beklenmedik bir şekilde değişeceği bu durumda ne yapması gerektiğini çözmeye çalışırken, kendisini yeni bir evlilik ve yeni bir hayatın içinde bulur.
Igarashi Fusai wa Giso Tanin
Mahiro Aizawa, hayatında yeniden bir sayfa açmak isterken, beklenmedik bir şekilde eski eşi Naoto Igarashi'nin de aynı şirkette çalıştığını keşfeder. Ayrılıklarının ardından, iki tarafın da duygusal olarak uzaklaşmış olması ve aralarındaki gerginliğin devam etmesi, işleri daha da zorlaştırır. Mahiro ve Naoto, birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınmak için tamamen yabancıymış gibi davranmaya karar verirler. Ancak, her gün aynı işyerinde olmak ve birbirlerinden saklanmaya çalışmak, ikisi için de sürekli bir gerginlik yaratır. Bu gizlilik, onların eski ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve hala birbirlerine karşı hissettikleri karmaşık duyguları keşfetmelerine yol açar. Aralarındaki buzları eritmeye karar vermeleri ise, geçmişin gölgeleriyle yüzleşmeleri gerektiği anlamına gelir.