Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Filtreler:
2022–2024
To the Wonder
Altay’ın küçük bir kasabasından gelen Li Wen Xiu, büyük şehirde yazar olma hayaliyle yaşayan genç ve umut dolu bir kızdır. Ancak şehir hayatında peş peşe yaşadığı hayal kırıklıkları, onu yeniden memleketine dönmeye zorlar. Annesinin dükkânında çalışmaya başlayan Wen Xiu’nun hayatı, Batay adında Kazak bir gençle tanışmasıyla bambaşka bir yön alır. Batay ve göçebe bir Kazak ailesiyle kurduğu bağ sayesinde Kuzey Sincan kırsalının büyüleyici doğasını, sade yaşamını ve güçlü insan ilişkilerini yakından tanımaya başlar. Göçebe hayatının zorluklarıyla karşılaşsa da, bu yeni dünya ona hem ilham hem de iç huzuru verir. Zamanla hem yazarlık hayallerine daha sıkı sarılır hem de kalbinde filizlenen duygularla Batay’a yakınlaşır. Doğa, aşk ve kendini keşfetme temalarını bir araya getiren bu sıcak hikâye, duygusal derinliği ve huzur veren atmosferiyle izleyiciyi etkileyen özel bir yapım olarak öne çıkar.
Drunk to Love You
Asla sarhoş olmadığını düşünen Liu Ya Li, sonunda kendine denk biriyle karşılaşır. Jiang Lu adındaki bu gizemli adam, onu uzun zaman sonra ilk kez kelimenin tam anlamıyla çaresiz bırakır. Gecenin sonunda ağır bir akşamdan kalmayla uyanan Liu Ya Li, kendisini alt eden bu adamın kim olduğunu bulmaya kararlıdır. Ancak gerçeğe yaklaştıkça, karşısına çıkan durum sandığından çok daha şaşırtıcı olur. Peşine düştüğü Jiang Lu’nun, aslında şirketin henüz tanışmadığı yeni patronu olduğunu öğrenince hayatı bir anda karışır. Üstelik Jiang Lu’nun etkileyici duruşunun, yüksek alkol toleransının ve mesafeli tavırlarının ardında pek çok gizli neden saklıdır. Romantik komedi ve ofis temalı dizileri sevenler için öne çıkan bu hikâye; eğlenceli çatışmaları, güçlü karakter uyumu ve merak uyandıran olay örgüsüyle dikkat çeker. Aşk, rekabet ve sürprizlerle dolu bu yapım, izleyiciye keyifli ve sürükleyici bir deneyim sunar.
Idol I
İblis Kral’la savaşmak için başka bir dünyadan çağrılan kutsal baş rahip Rembrary, bir anda kendini modern dünyada, küçük ve mütevazı bir yatakhanede bulur. Üstelik artık Woo Yeon Woo adlı genç bir adamın bedenindedir. Daha da kötüsü, bu beden bir idol grubunun üyesine aittir.
Bir yandan sahne ışıkları altında şarkı söyleyip dans etmeyi öğrenmek zorunda kalan Rembrary, diğer yandan bu dünyada da peşini bırakmayan tuhaf tarikatlar, karanlık güçler ve şeytani varlıklarla mücadele etmek zorundadır. İnancı, kutsal gücü ve sağduyusu, idol dünyasının acımasız rekabeti ve absürtlüğüyle sürekli sınanır.
Grubun en sadık hayranlarından biri olan Kim Dal, kariyerinin beşinci yılında Yeon Woo’nun bir anda “ben aslında Rembrary’yim” demesiyle büyük bir şaşkınlık yaşar. Herkes bunun bir kriz ya da tuhaf bir rol olduğunu düşünürken, Kim Dal ona inanır. Hatta daha da ileri giderek, Rembrary’ye bu karmaşık dünyada yardımcı olabilmek için grubun menajeri olmayı kabul eder.
İnanç ile şöhretin, kutsal görev ile popüler kültürün çarpıştığı bu hikâye;
fantastik unsurlar,
idol dünyasının perde arkası,
ve beklenmedik bir dostluğun gücü etrafında şekillenen eğlenceli, sürükleyici ve özgün bir anlatı sunar.
The Believers
Bir zamanların umut dolu girişimcileri olan üç yakın arkadaş—zeki ama aşırı özgüvenli Miran, teknik deha Jae, ve pazarlamanın konuşkan kralı Do-hoon—kurdukları startup şirketlerinin art arda batmasıyla milyonlarca wonluk borcun altında ezilirler. Yatırımcılar kapıda, icra memurları telefonda, aileler ise hayal kırıklığı içindedir. Üçlü köşeye sıkışmış durumdadır.
Tam bu sırada Miran’ın aklına “son bir şans” fikri gelir:
Terkedilmiş bir Budist tapınağını sahte bir “aydınlanma merkezi”ne çevirip mucizevi meditasyon seansları satmak.
Başlangıçta plan basittir: sahte ritüeller, yapay zen atmosferi ve internet reklamları… Birkaç zengin müşterinin ödeyeceği yüksek ücretlerle borcu kapatıp kayıplara karışacaklardır. Ancak işler kısa sürede kontrolden çıkar:
“Mucize iyileşme” videoları viral olur,
Tapınak birden bire ülkenin en popüler ruhani kaçış noktası hâline gelir,
Gerçek keşişler durumu fark eder ve tapınağı geri almaya çalışır,
Ve en kötüsü: tapınakta açıklanamayan tuhaf olaylar yaşanmaya başlar.
Üçlü, her adımda daha büyük bir yalanın içine saplanırken; hem otoritelerden hem mafyadan hem de gerçekten aydınlanmak isteyen kalabalıktan kaçmak zorunda kalırlar. Fakat dolandırıcılık planı büyüdükçe, her biri kendi inançlarıyla yüzleşmek zorunda kalır:
Gerçek huzur para için satılabilir mi?
Ve tapınakta “bir şeyler” onları izliyor olabilir mi?
Stand by Me
1936 yılının çalkantılı Şanghay’ında, kader bir zamanlar ayrılmış iki eski çocukluk arkadaşını yeniden bir araya getirir. Biri, yeraltı dövüş turnuvalarında adını duyuran inatçı bir dövüşçü; diğeri ise ticarette ustalaşmış, görünürde lüks ve ihtişam içinde yaşayan bir iş adamıdır.
Yıllar önce dostlukları kopmuştur: farklı yollar seçmiş, farklı ideallere sarılmışlardır. Ancak yaklaşan fırtına ülkenin işgal tehdidi ve halkın baskı altındaki yaşamı onları yeniden aynı safta buluşturur.
İlk buluşmaları gergindir; güvensizlik, geçmişten kalan kırgınlıklar ve karşıt hayat tarzları onları karşı karşıya getirir. Fakat çok geçmeden, her ikisi de aynı vatansever amaç uğruna savaşmak zorunda olduklarını fark eder. Birlikte, Shanghai’ın arka sokaklarından yüksek sosyeteye kadar uzanan gizli operasyonlarda yer alır, düşmanlarla mücadele eder ve kendi içlerindeki çatışmaları aşmaya çalışırlar.
Bu yolculuk, yalnızca ülkeyi savunmak için verilen bir mücadele değil, aynı zamanda dostluğun yeniden doğuşu ve iki farklı kaderin tek bir amaçta birleşmesinin öyküsüdür.
The Killer's Shopping List
Bir gün, süpermarketin hemen yanındaki apartman dairesinde bir ceset bulunur. Olay başta sıradan bir cinayet gibi görünse de, genç market çalışanı Dae-sung için işin içinde garip bir şeyler vardır. Polis araştırması yavaş ilerlerken, Dae-sung’un merakı ağır basar. Ona, her şeye burnunu sokmayı seven annesi ve meraklı sevgilisi Ah-hee de katılır.
Üçlü, katilin izini sürmek için marketin kayıtlarına ve müşterilerin fişlerine göz atmaya karar verir. İlk bakışta sıradan alışveriş listeleri gibi duran bu fişler, aslında cinayetin ardındaki gizemi çözebilecek küçük ipuçları taşımaktadır: alışılmadık saatlerde alınan ürünler, birbirine bağlanan alışveriş alışkanlıkları ve kimliği saklanan müşteriler…
Her fiş, onları farklı bir şüpheliye yönlendirirken, aynı zamanda aile bağlarını ve ilişkilerini de sınar. Dae-sung, annesinin kontrolcü tavırlarıyla; Ah-hee ise, Dae-sung’a olan güveniyle yüzleşmek zorunda kalır. Cinayetin ardındaki gerçek, düşündüklerinden çok daha yakındır ve sıradan bir market fişi, herkesi sarsacak karanlık bir sırrı açığa çıkaracaktır.
First Choice
Beş yıl önce yollarını ayırdılar…
Huo Ling, gururu ve dürüstlüğüyle tanınan güçlü bir patrondur. Kalbi saf olsa da duygularını ifade etmede zorluk çeker.
Bai Luoan ise aklıyla hareket eden, dışarıdan soğuk ve ulaşılmaz görünen bir iş kadınıdır.
Birbirlerini sevseler de, aynı çatı altında kalmayı başaramamış ve ayrılığı seçmişlerdir. Fakat kader, onları beş yıl sonra yeniden karşı karşıya getirir.
Geçmişin kırgınlıkları ile bugünün değişen hayatları arasında, aşkları için ikinci bir şans mümkün olacak mıdır? Yoksa gurur ve soğukluk onları bir kez daha ayıracak mıdır?
My Calorie Boy
Kang Jiawei ve Xu Jingjing, birbirinden çok farklı karakterlere sahip olmalarına rağmen lise yıllarını birlikte geçiren sıkı dostlardır. Onlarla birlikte, aynı sınıfı paylaşan bir grup arkadaş, gençliğin getirdiği dostluk, hayal kırıklığı, aşk, kaygı ve umut dolu deneyimlerin tam ortasındadır.
Hikâye, sadece Kang Jiawei ve Xu Jingjing’in değil, tüm grubun kendini tanıma ve büyüme sürecini anlatır. Her bir karakter, kendi ailesel sorunları, gelecek kaygıları ve kişisel hedefleriyle mücadele ederken, aralarındaki dostluk bağı onları bir arada tutar.
Kimi zaman sınıf geçme stresine, kimi zaman ilk aşka ya da ilk kalp kırıklığına tanıklık ederler. Kavga ettiklerinde ayrılır gibi olsalar da, günün sonunda hep birlikte gülmeyi başarırlar. Hayatın onlara sunduğu her sınavda biraz daha olgunlaşır, kendi kimliklerini ve tutkularını keşfederler.
Bu hikâye, sadece bir grup lise öğrencisinin anı defteri değil; aynı zamanda gençliğin saf, kırılgan ama güçlü doğasının bir yansımasıdır. Çünkü her kahkaha, her gözyaşı, onların “biricik gençlik yıllarının” parçasıdır.
Road Home
Lisede birbirlerinin ilk aşkı olan Lu Yanchen ve Gui Xiao, gençlik yıllarının en saf duygularını birlikte yaşamışlardır. Ancak mezuniyetle birlikte hayat onları farklı yönlere savurur ve zamanla birbirlerinden koparlar.
Yıllar geçer…
İkisi de değişmiş, olgunlaşmış, hayatın yükünü sırtlamışlardır. Ama kader, onları yeniden bir araya getirir. Bu karşılaşma, geçmişte yarım kalan bir hikâyenin hâlâ sona ermediğini kanıtlar niteliktedir.
Bakışlar tanıdık, sessizlik bile anlamlıdır artık. Aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, aralarındaki kıvılcımın hiç sönmediği ortadadır. Fakat ikinci bir şans her zaman kolay gelmez…
"Bazen ilk aşk, son aşk olabilir."
Kalpleri yarım kalan bu hikâyede, sevginin zamana nasıl direndiğine tanık olacaksınız.
Enigma
Fa’nın sıradan lise hayatı, okulda birbiri ardına yaşanan tuhaf olaylarla altüst olur. Elektrikler sık sık kesilir, koridorlarda açıklanamayan sesler duyulur, bazı öğrenciler aniden kaybolur ya da garip davranmaya başlar. Herkesin göz ardı ettiği bu olaylar, Fa’nın dikkatinden kaçmaz.
Tam bu sırada okula yeni gelen gizemli öğretmen Ajin, sessiz tavırları ve karanlık bakışlarıyla dikkat çekmeye başlar. Fa, zamanla yaşanan tüm garipliklerin Ajin’in gelişiyle başladığını fark eder. Peki, Ajin gerçekten bu olayların merkezinde mi? Yoksa daha büyük ve karanlık bir sır mı saklanıyor?
Fa, okulun sır perdelerini aralarken kendi geçmişiyle ve içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda kalacaktır.