Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
The Night I Got Pregnant by the CEO
Moda sektöründe dağıtım alanında çalışan Hanai Shiori, sevgilisi tarafından tam da yıldönümlerinde terk edilince hayatının en sarsıcı dönemlerinden birini yaşar. Kalbi kırık ve geleceğe dair umudu azalmışken, bir gece karşısına çıkan nazik ve etkileyici bir adamla beklenmedik bir yakınlık kurar. O gecenin ardından her şeyi geride bırakmaya çalışsa da, kısa süre sonra hamile olduğunu öğrenmesiyle hayatı tamamen değişir. Üstelik işler bununla da sınırlı kalmaz. Şirketin yeni başkanının, o gece tanıştığı adam olduğunu fark ettiğinde kendini duygular, sırlar ve zor kararlarla dolu bir girdabın içinde bulur. Aşk, tesadüf ve kariyer baskısının iç içe geçtiği bu hikâye; romantik dram, güçlü kadın karakter ve sürükleyici olay örgüsü sevenler için dikkat çekici bir seçenek sunuyor. Duygusal derinliği ve merak uyandıran kurgusuyla izleyiciyi ilk andan itibaren içine çekmeyi başarıyor.
Jaa, Anta ga Tsukutte Miro yo
Ayumi Yamagishi (Kaho), gençliğinden beri istikrarlı ve güvenli bir hayat kurmayı hayal eden bir kadındır. Toplumun onayladığı bir mutluluk tanımına sıkı sıkıya bağlıdır: “iyi bir eğitim, saygın bir iş, yüksek statülü bir eş.”
Ve nihayet, bu hayalin somut haliyle birlikte yaşamaktadır üniversite yıllarından beri sevgilisi olan Katsuo Ebihara (Ryoma Takeuchi) ile.
Ayumi, Katsuo’nun her ihtiyacını düşünür; onun için yemek yapar, evini düzenler, hayatını kolaylaştırır.
Ancak bu özveri, fark ettirmeden kendi benliğini sessizce silmeye başlar.
Bir zamanlar hayalleri, tutkuları olan Ayumi, artık yalnızca “birinin sevgilisi”dir.
Öte yandan Katsuo, mükemmel bir erkek olduğunu düşünen, kibirli ve ataerkil bir bakış açısına sahip bir adamdır.
“Kadınlar yemek pişirir, erkekler çalışır” derken ses tonu bile sarsılmaz bir özgüven taşır.
İlişkilerinin mükemmel olduğuna inanır ta ki Ayumi’nin gözlerinde ilk defa bir yabancılık görene kadar.
Bir akşam yemeği sonrası, kendinden emin bir gülümsemeyle evlenme teklifini sunar.
Her şeyin planlandığı gibi gideceğini, Ayumi’nin gözyaşları içinde “Evet” diyeceğini sanır.
Ama o an, Ayumi ilk kez kendi sesini duyar.
Ve sessizliği yırtan tek kelimeyle her şeyi değiştirir:
“Hayır.”
Bu, bir ilişkinin sonu değil bir kadının kendi hayatının iplerini ilk kez eline alışının hikâyesidir.
Netsuai Prince
Matsuri Amamiya, annesinin yeniden evlenmesiyle birlikte kendini karmaşık bir ailenin içinde bulur. Üvey kardeşleri, herkesin tanıdığı ünlü üçüzlerdir: biri popüler bir şarkıcı, diğeri sporun yıldızı, bir diğeri ise dâhi bir öğrenci. Ancak dışarıdan kusursuz görünen bu üçlü, evin içinde sürekli kavga eden, birbirleriyle bağlarını koparmış halde yaşayan gençlerdir.
Matsuri, parçalanmış bu aileyi bir araya getirme hayali kurar. Sıcak kalbi ve sabırlı tavırlarıyla üçüzlerin arasındaki buzları yavaş yavaş eritmeye başlar. Küçük jestleri, aile yemeklerinde kurduğu köprüler ve kavgaları tatlı dille çözme çabaları sayesinde kardeşlik bağları yeniden filizlenir.
Tam her şey yoluna girmeye başlarken, üçüzlerden biri Matsuri’ye beklenmedik bir şekilde aşkını itiraf eder. Bu itiraf, Matsuri’nin kurmaya çalıştığı hassas dengeyi altüst etme tehlikesi taşır. Aile bağları mı ağır basacaktır, yoksa kalbinin sesi mi?
Watashi no Otto to Kekkon Shite
Misa, hayatı boyunca başkalarının gölgesinde yaşamıştır. En yakın arkadaşına sonsuz bir sadakatle bağlanmış, kocasına ise sorgusuz sualsiz güvenmiştir. Ancak bir gün, en büyük iki güvencesinin eşi ve en yakın arkadaşı gizli bir ilişkisi olduğunu öğrenir. Bu ihanetin yıkıcı etkisiyle yaşanan bir olay sonucu Misa hayatını kaybeder.
Ama bu son değildir.
Misa, gözlerini açtığında kendini on yıl öncesine, her şeyin henüz başlamadığı zamana geri dönmüş halde bulur. Artık hayatının kontrolünü eline almayı, bir figüran değil kendi hikâyesinin başrolü olmayı kafasına koyar. Ve yeni planı nettir: İhanet eden eşini ve arkadaşını zorla birbirleriyle evlendirecek, böylece birbirlerinin gerçek yüzleriyle yüzleşip hayat boyu mutsuz olacaklardır.
Yeni hayatında, kariyerine daha fazla odaklanmaya karar verir. Çalıştığı şirkette karizmatik ve ketum yönetmeniyle yolları kesiştiğinde ise, intikam planları kadar kalbinin de değişmeye başladığını fark eder. Yönetmen ona sadece destek olmakla kalmaz, aynı zamanda Misa’nın kendisini tanımasına, gerçek arzularını keşfetmesine yardım eder.
İntikam ve ikinci şans arasında kalan Misa, geçmişin gölgesinde mi yaşayacak yoksa kendi ışığını mı seçecek?
Nami Uraraka ni, Meoto Biyori
"Sessiz Günlerde Filizlenen Aşk"
Showa döneminde geçen bu hikâyede, yeni evli çift Natsumi Ebata ve Takimasa Ebata, tek bir flört günü dahi geçirmeden görücü usulüyle evlenirler. Geleneksel değerlerin hâkim olduğu bu dönemde, evlilikleri başlangıçta yalnızca bir zorunluluk gibi görünür.
Natsumi, hayalleri olan neşeli ve hayata meraklı bir genç kadındır. Takimasa ise içine kapanık, disiplinli ve sessiz bir devlet memurudur. Farklı dünyaların insanları gibi görünen bu iki yabancı, aynı çatının altında yaşamaya başladıklarında, küçük çatışmalar ve tatlı yanlış anlamalar kaçınılmaz olur.
Ancak zamanla, sabahları birlikte içilen çay, yağmurda paylaşılan bir şemsiye ya da birlikte pişirilen basit bir yemek gibi sıradan anlar, ikisinin de kalbinde sessizce bir şeyler uyandırır. Natsumi’nin sıcaklığı Takimasa’nın duvarlarını yavaş yavaş yıkar, Takimasa’nın sadakati ve inceliği ise Natsumi’ye güven verir.
Bu, büyük romantik jestlerin değil, küçük jestlerin hikâyesidir. Zoraki başlayan bu evlilik, adım adım gerçek bir aşka dönüşürken, seyirciye daima şunu hatırlatır: Aşk, en çok sessiz ve sade anlarda kök salar.
Hana Yori Dango
Hikâye, yalnızca zengin ve elit ailelerin çocuklarının kabul edildiği, ülkenin en ünlü liselerinden birinde geçiyor.
Bu dünyada fakir bir aileden gelen Tsukushi Makino, burslu olarak bu lüks okula girmeyi başarır.
Ancak burada hayat hiç de kolay değildir.
Okulun en güçlü grubu, F4 adını taşıyan dört yakışıklı, zengin ve etkili erkek öğrenciden oluşur.
Grubun lideri ise, sert tavırları, korkusuzluğu ve büyüleyici cazibesiyle dikkat çeken
"masal prensi" Tsukasa Domyoji’dir.
Tsukushi, bu ayrıcalıklı dünyanın değerlerine başkaldıran, onurlu ve kararlı duruşuyla F4’ün dikkatini çeker.
Özellikle Tsukasa, onun cesur tavırlarına karşı önce öfke duyar, sonra ise
hiç beklemediği bir şekilde ona âşık olmaya başlar.
Ancak bu aşk, sınıf farkları, okul içindeki zorbalıklar ve Tsukasa’nın değişken karakteri nedeniyle
engellerle doludur.
Konin Todoke ni Han wo Oshita dake desu ga
27 yaşındaki Akiha Ōkado, geçmiş deneyimlerinin etkisiyle bekâr kalmaya yemin etmiş bağımsız bir kadındır.
Aşk ya da evlilik onun öncelikleri arasında değildir.
Ta ki, 30 yaşındaki Shū Momose'dan beklenmedik bir teklif gelene kadar.
Shū, bilinmeyen sebeplerle evli bir erkek statüsüne sahip olmak istemektedir.
Bu yüzden Akiha’ya sahte bir evlilik teklif eder.
İlk başta sadece bir anlaşma olarak başlayan bu durum, zamanla ikisinin de duygularını sorgulamasına neden olur.
Birlikte yaşamaya başladıklarında,
her gün biraz daha birbirlerini tanımaya başlarlar.
Zıt yönleri çatışmalara yol açsa da, aralarındaki mesafe yavaş yavaş samimiyete ve güvene dönüşür.
Akiha’nın inatçı yalnızlığı, Shū’nun gizemli amaçlarıyla çatışırken,
ikisi de gerçek duyguların sahte bir evliliğin arkasında bile filizlenebileceğini fark eder.
Suspicious Partner
Ayashii Partner
“Yanlış Zaman, Doğru Kalp”
Yetenekli ve disiplinli bir savcı olan Tateishi Haruto, sıradan bir günde sıradışı bir olay yaşar: Otobüste karşılaştığı genç kadın Miyashita Sakura tarafından yanlışlıkla sapık sanılır. Bu korkunç yanlış anlama, Haruto'nun dünyasında beklenmedik bir iz bırakır.
Ancak kaderin Haruto’ya bir sürprizi daha vardır: Kısa süre sonra, sevgilisiyle yaşadığı ihanet dolu bir kavganın ortasında gördüğü aynı kadınla, yani Sakura’yla bir kez daha karşılaşır. Düşünmeden ona yardım eder… ve Sakura’nın sarhoşken onu ittiği utanç dolu bir geceye sürüklenir.
Ama asıl şok birkaç gün sonra yaşanır. Haruto, savcılık eğitim programına katılan yeni stajyerin ta kendisinin Miyashita Sakura olduğunu öğrenir. İlk karşılaşmaları talihsiz, hatta komik bir felaket gibidir. Haruto, profesyonel kalmaya çalışırken, Sakura'nın gamsız ama sıcak tavırları her defasında sınırlarını zorlar.
Onlar, en kötü şekilde tanıştılar. Fakat aralarındaki mesafe, her yeni karşılaşmada biraz daha kısalıyor. Haruto'nun katı duvarları çatırdarken, Sakura da geçmişin hayal kırıklıklarını geride bırakmaya başlıyor. Bu karşılaşma bir tesadüf müydü, yoksa kaderin ince dokunuşu mu?
Bu baharda, iki çekingen kalbin birbirine yavaşça açıldığı, tatlı tesadüflerle dolu, umut ve kahkaha yüklü bir aşk komedisi sizi bekliyor.
Piple: My Married Life with an AI
Hayallerinin kadını olan, hayranlık duyduğu kıdemli meslektaşıyla yaşadığı kötü bir randevunun şokunu atlatamayan sıradan beyaz yakalı Ken'ichi Tsumiki,
ani bir kararla, dış görünüşüyle cezbedici bir yapay zekâ kız android satın alır.
Bu model, cinsel ilişki dahil olmak üzere eş olarak programlanmıştır.
Tsumiki, ona "Piple" adını verir ve onunla evlenir.
Ancak, birlikte geçirdikleri ilk gecede Piple, onun tüm yakınlaşma girişimlerini geri çevirir.
Karmaşık ve utanç dolu bu durum karşısında ne yapacağını bilemeyen Tsumiki,
Piple’ı geliştiren şirkete başvurur ve burada yapay zekâ araştırmacısı Kaede Miyama ile tanışır.
Miyama, Tsumiki’ye sorunun, Piple’ı başlangıçta nasıl yapılandırdığıyla ilgili olduğunu açıklar.
Ne yazık ki bu kurulum değiştirilemezdir.
Fakat Miyama'nın aklında bambaşka, şaşırtıcı bir fikir vardır...
Onun önerisi, yalnızca bir teknik düzeltme değil,
Tsumiki'nin kendini ve ilişkiler hakkındaki bakış açısını sorgulamasına neden olacak bir yolculuğun da başlangıcıdır.