Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Perfect 10 Liners
1. Arm ve Arc (Mentor ve Peer Mentor’un Mentor'u)
Arm, Engineer Cute Boy sayfasını yöneten bir öğrenci, bir gün farkında olmadan Perfect 10 Ferocious olarak bilinen mentorunun mentorunun, Arc’ın fotoğrafını paylaşarak kuralları ihlal eder. Arc, genellikle korkutucu bir figür olarak tanınır, ancak Arm, onu bilmeden hayranlık duyar. Arm’ın bu masum hatası, Arc ile ilginç bir dinamik yaratabilir, çünkü Arc, Arm’ın davranışını başlangıçta saygısızlık ya da cehalet olarak görebilir. Ancak zamanla, aralarındaki ilişki yavaşça bir bağa dönüşebilir. Arc, "ferocious" (vahşi) imajına rağmen, Arm’ın saf ve samimi kişiliği karşısında yumuşayabilir. Bu, karşılıklı saygıdan doğan bir romantizme dönüşebilir mi? Yoksa aralarındaki mentor-mentee ilişkisi farklı bir boyuta mı evrilir?
2. Gun ve Yotha (Gece Karanlığında Uyuyamayan ve Peer Mentee)
Gun, karanlıkta uyumakta zorlanırken, Perfect 10 Mysterious Yotha, Arm’ın peer menteesi, ona odasında kalmak için gönüllü olur. Yotha, gizemli bir figürdür ve her şeyin bir çözümü var gibi görünmektedir. Sakin tavırları, Gun’ın huzursuz gecelerine mükemmel bir şifa sunar. Birlikte daha fazla vakit geçirdikçe, ilişkileri sadece oda arkadaşı olmaktan daha derin bir hale gelir. Gun, karanlık korkusunu aşarken, Yotha’yı sadece bir oda arkadaşı olarak değil, bir koruyucu, bir sırdaş ve belki de bir romantik partner olarak görmeye başlar. Yotha da, Gun’ın kırılganlığını kendisine çekici bir özellik olarak görebilir. Bu bağ, güven ve duygusal yakınlık üzerine kurulmuş bir romansa dönüşebilir mi?
3. Yotha ve Faifa (Küçük Kardeş Yardım Ediyor)
Perfect 10 Piteous Wine, Yotha’nın peer menteesi, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecek vakti bulamamaktadır. Bunun üzerine, Yotha’nın küçük kardeşi Faifa, yerine geçerek yardımcı olur. Faifa’nın yardımseverliği, kendi sorumlulukları olsa da gösterdiği özveri, onun ne kadar düşkün bir kişi olduğunu gösterir. Yotha, başlangıçta kardeşinin bu yardımını takdir etse de, aralarındaki dinamik zamanla değişir. Faifa’nın neşeli ve destekleyici kişiliği, Yotha’nın gizemli ve çoğu zaman ciddi tavırlarıyla kontrast oluşturur ve ikisi arasında ince bir gerilim başlar. Birlikte geçirdikleri zaman, Faifa’nın Yotha’ya karşı duyduğu hayranlık, derin bir sevgiye dönüşebilir. Kardeşlik bağlarının ötesinde, bu yakınlık romantik bir ilişkiye dönüşebilir mi?
İlişkiler Nasıl Gelişir?
Arm ve Arc: Aralarındaki çekim, yanlış anlamalar, karşılıklı kırılganlık anları ve hayranlıklarını fark etmeleri ile yavaşça büyüyebilir. Arm’ın masumiyeti, Arc’ın sert dış görünüşünü yumuşatabilir ve aralarındaki ilişki, zamanla karşılıklı bir sevgiye dönüşebilir.
Gun ve Yotha: Bu ilişki, başlangıçta duygusal destek ve güven üzerine kurulsa da, Yotha’nın gizemli doğası, Gun’ın derin duygularını ortaya çıkarabilir. Gun’ın karanlık korkusunu aşma yolculuğu, Yotha’nın daha derin katmanlarını keşfetmeye dönüşebilir ve bu da güçlü bir duygusal ve romantik bağa dönüşebilir.
Yotha ve Faifa: Bu ilişki, başta ailevi bir sorumluluk olarak başlasa da, zamanla daha karmaşık bir hale gelir. Faifa’nın bağlılığı ve Yotha’nın daha sessiz ve düşünceli kişiliği arasındaki denge, aralarındaki ilişkide ilginç bir gerilim yaratabilir. Yardımsever Faifa, Yotha’nın soğuk dış görünüşünü aşarak ona daha yakın bir bağ kurabilir. Bu yakınlık, ailevi bir bağdan öteye geçebilir ve romantik bir ilişkiye dönüşebilir.
Sonuç olarak, üç çiftin de ilişkileri, duygusal gelişim, yanlış anlamalar ve birbirlerine duydukları derin bağlar üzerinden evrilecektir. Her biri, mentorluk ve ailevi bağlardan öteye geçerek, güven, duygusal yakınlık ve romantizmi keşfedecek ve bu yolculuk, onların kalp ısındıran ve heyecan verici bir şekilde gelişen ilişkilerini oluşturacaktır.
Sangmin Dinneaw
Sang Min, çocukluk yıllarında Tayland’a gitmiş ve o dönem daha çok küçük olan Dinneaw’ın annesi Orn ile birlikte kalmıştı. Tayland’daki yaşamı, ona farklı kültürler tanıma ve yeni deneyimler kazanma fırsatı sunmuştu. Ancak, Sang Min Kore’ye döndükten sonra yıllar boyunca Orn ve Dinneaw ile irtibata geçmedi. Hem zamanın geçmesi hem de hayatının akışı, bu ilişkilerin unutulmasına neden olmuştu.
Aradan geçen on yıldan sonra, Sang Min’in iş veya kişisel sebeplerle Tayland’a geri dönmesi gerekti. Bu dönüş, geçmişteki bağlantıları yeniden gözden geçirmesi ve eski arkadaşlarını, tanıdıklarını görmek için bir fırsat sunuyordu. Orn’u ziyaret etmeye karar veren Sang Min, hem eski anılarını yad etmek hem de Tayland’da geçirdiği o özel zamanı tekrar yaşamak istiyordu.
Ancak, Orn’la tekrar buluştuğunda, karşısına bambaşka bir görüntü çıkacaktı. Dinneaw, yıllar içinde oldukça değişmiş, büyümüş ve yakışıklı bir genç adam haline gelmişti. Sang Min, bu dönüşte, geçmişin izlerini silmek yerine, aslında yıllar sonra yeniden oluşan bir bağın başlangıcını görmüştü. Bu beklenmedik karşılaşma, ona yeni bir hayat sayfası açma şansı veriyordu.
The Double
Xue Fangfei, varlıklı bir ilçe magistratının kızı, büyük bir kargaşa sonrası her şeyini kaybeder. Ancak, Sekreterlik Direktörü Jiang Li’nin kızı olan Jiang Li tarafından kurtarılır. Jiang Li’nin kimliğini üstlenerek başkente döner. Duke Xiao Heng ve diğerlerinin yardımlarıyla birçok zorlukla başa çıkar, adaletsizliğe karşı yorulmadan savaşır, haksız yere hapse atılan babasını kurtarır ve Xiao Heng’in yanında adaleti savunur, halkı korur. Sonunda ise, kaybettiği her şeyi yeniden kazanarak güzel bir hayata kavuşur.
Bu hikaye, Xue Fangfei’nin kaybettiği her şeyi yeniden kazanma mücadelesi ve adalet arayışının öyküsüdür. Zengin bir geçmişi ve statüsü varken, beklenmedik bir felaket sonucu her şeyini kaybetmiş olan Xue Fangfei, hayatının ikinci şansını Jiang Li'nin kimliğine bürünerek yakalar. Bu değişim, ona başkentte yeni bir başlangıç yapma fırsatı sunar.
Xue Fangfei, başkentteki yeni hayatında, hem kendi kimliğini hem de Jiang Li'nin adını korumak için çaba sarf eder. Xiao Heng ve onun gibi adaletin savunucusu olan kişilerin yardımlarıyla, adaletsizliğe karşı güçlü bir duruş sergiler. Babasının haksız yere hapsedilmesiyle başlamak üzere, sürekli bir mücadele içinde adaletin peşinden gider. Zorlu engelleri aşarak, halk için doğru olanı yapar ve sonunda kaybettiği tüm değerleri geri kazanır. Hem kendi hayatını hem de etrafındaki insanları kurtarmak için verdiği mücadele, ona hem içsel hem de dışsal bir zafer getirir.
Xue Fangfei’nin hikayesi, kayıpların ve zorlukların ardından yeniden ayağa kalkmak, adaletin peşinden gitmek ve doğru olanı yapmak için verilen bir savaşın örneğidir. Adaleti savunarak, hem ailesini hem de halkı korur ve sonunda hak ettiği mutlu sona ulaşır.
Wandee Goodday
Bu hikaye, kırık bir kalbin ve karmaşık duyguların etkisiyle şekillenen bir ilişkilerin, beklenmedik bir şekilde gelişen derin bağlarla dolu bir yolculuğu anlatıyor. Dr. Wandee, profesyonel bir hayat süren, soğukkanlı ve mantıklı bir kadındır. Ancak kalbi kırıldığında, geçmişin acısıyla başa çıkmak için içsel bir değişim geçirir. Bir ilişkiden sonra, duygusal olarak sarhoş olmuş ve iyileşmek için başka bir yola sapmak zorunda kalmıştır. Bu dönemde, duygusal boşluğunu doldurmak ve acısından kaçmak için farklı bir kimlik yaratır. Artık geçmişteki kırık kalbin izlerini silmeye çalışan, daha cesur ve eğlenceli bir kadındır.
Yoryak Phadetseuk, sert bir Muay Thai dövüşçüsüdür. Güçlü, disiplinli ve soğukkanlı bir adam olarak bilinse de, kalbinde de derin yaralar taşır. Kendisini duygusal anlamda dış dünyadan izole etmiş, yalnızca dövüşlerinde kendini bulmuş bir insandır. Ancak bir gece, Dr. Wandee ile karşılaşır ve aralarındaki etkileşim, her ikisinin de duygusal dünyalarını sarsar. Birbirlerine karşı hissettikleri çekim, başlangıçta sadece fiziksel bir bağ gibi görünse de, zamanla karmaşık bir hale gelir.
Bir gece, tesadüfen başlayan ilişkileri, hızla çıkara dayalı bir “sahte sevgililik” durumuna dönüşür. Dr. Wandee ve Yoryak, her biri başka biriyle duygusal bağlar taşırken, birbirlerine geçici bir çözüm olarak yaklaşırlar. Sahte sevgili rolünü oynamaya başlarlar, ancak bu durum ikisinin de içsel dünyasında beklenmedik duygulara yol açar. Sahte bir ilişki olmasına rağmen, aralarındaki çekim gitgide büyür, her ikisi de kalplerinde başka birini sevdikleri halde birbirlerine duygusal olarak yaklaşmaya başlarlar.
Dr. Wandee, Yoryak’a kalbini tam anlamıyla açmakta zorlanırken, aynı zamanda geçmişteki sevgilisiyle olan bağlarını tam olarak koparamaz. Yoryak ise, duygusal olarak geçmişin izlerinden kurtulmakta zorluk çeker ve kalbinin derinliklerinde hâlâ kaybolmuş bir sevdaya tutunmaktadır. Ancak, zamanla birbirlerine yakınlaştıkça, her ikisi de birbirlerine karşı daha önce kabul etmekte zorlandıkları duygularını fark ederler. Bu, sadece fiziksel bir ilişki olmaktan çıkar ve karmaşık bir aşkın, pişmanlıkların ve kırık kalplerin buluştuğu bir noktaya gelir.
Dr. Wandee ve Yoryak, sahte sevgililiklerini sürdürmeye çalışırken, içlerinde başka insanlara olan bağlılıklarını unutamazlar. Ancak, ilişkilerindeki duygusal gerilimler, onları daha derin bir içsel çatışmaya sürükler. Sahte bir ilişki olarak başlayan bu durum, her ikisinin de duygusal yaralarını iyileştirmek için bir fırsat sunar, ama bu, aynı zamanda onları daha karmaşık ve tehlikeli bir yolculuğa çıkarır.
Bu hikaye, duygusal iyileşme, geçmişin yaraları ve sahte kimliklerin ardında yatan gerçek duygular üzerine derin bir keşif sunuyor. Dr. Wandee ve Yoryak, birbirlerine karşı hissettikleri duyguları kabul etme cesaretini bulmaya çalışırken, aynı zamanda kendilerini tanımak ve geçmişin acılarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Hem fiziksel hem de duygusal dövüşler arasında, iki yaralı insanın bir araya gelip iyileşmeye başlaması, güçlü bir bağ yaratacak ve onları birbirlerine yakınlaştıracaktır.
Everyone Loves Me
Bir Aşk Hikayesi: Yue Qianling ve Gu Xun’un Beklenmedik Buluşması
Yue Qianling'in işinden istifa ettiği gün, tesadüfen gizli aşık olduğu Gu Xun ile karşılaştı. Gu Xun, yeni işe başlamış ve 9. İş Birimi'nin başına geçmiştir. Yue Qianling, bu fırsatı kaçırmayarak, cesurca işe geri döndü ve Gu Xun'u takip etmeye karar verdi. Onu etkilemek için her türlü cesaretini topladı, ancak Gu Xun onun duygularına karşı tamamen ilgisizdi. Dahası, Yue Qianling’in itirafını okulun önünde sert bir şekilde reddetti.
Ancak Yue Qianling’in bilmediği bir şey vardı: Gu Xun, çoktan bir online arkadaşı olan “Yapışkan Hamur Kıvrımı”na aşık olmuştu. Bu arkadaş, aslında cesur ve sıradan dünyadan farklı bir kişiydi. Kimse, bu çevrimiçi arkadaşın aslında Yue Qianling'in kendisi olduğunu tahmin edemezdi. Gu Xun, online dünyada bir zamanlar tanıştığı bu cesur ve sıradışı kişiye olan hislerini giderek daha fazla fark etmeye başlamıştı.
Bir gün, gizemli online arkadaşının kim olduğunu öğrenince şok oldu. Yue Qianling'in, uzun zamandır beğendiği ve sonunda gerçek dünyada karşılaştığı kişi olduğunu öğrenmek, Gu Xun için büyük bir sürprizdi. Ancak, bu gerçekle yüzleşmek Gu Xun'u harekete geçirmeye yetti. Artık bir adım atması gerektiğini fark etti ve Yue Qianling’i kazanmaya çalışmak için beklenmedik bir "ters kovalamaca"ya girmeye karar verdi.
Gu Xun’un “Ters Kovalamaca”sı
Gu Xun, başta Yue Qianling’i reddetmiş olsa da, ona duyduğu ilgiyi daha fazla gizleyemezdi. Ancak bu, kolay bir şey değildi. Çünkü Yue Qianling'in cesaretini ve kararlılığını gördükten sonra, kendini bir anda onun arkasından koşarken buldu. Artık Yue Qianling’in kalbini kazanmak için onu takip etmek, onu etkilemek ve daha fazla cesaretini kazanmak zorundaydı. Ama işin en zor tarafı, onun gerçekten ne istediğini ve nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmemesiydi.
Yue Qianling ise, Gu Xun’un eski halini unutmuş ve ona karşı olan duygularını artık tamamen dışarıya yansıtmaya başlamıştı. Ancak Gu Xun’un ilgisizliği ve sert reddi, onu derinden etkilemişti. Bu yüzden, başlangıçta, Gu Xun’un ona olan ilgisini hissetse de, bu kez ona karşı biraz daha mesafeli yaklaşma kararı aldı.
Ancak Gu Xun'un “ters kovalamaca”yı başlatması, aralarındaki ilişkiyi bambaşka bir yöne doğru ilerletmeye başladı. Bu, komik ve sıcak anlarla dolu bir süreçti. Gu Xun, Yue Qianling’in kalbini kazanmak için her türlü eğlenceli ve çılgın yolu denedi.
Aşkın Komik ve Sıcak Yolu
Gu Xun, her fırsatta Yue Qianling’i etkileyebilmek için başta garip ve yanlış hareketler yapsa da, her seferinde biraz daha yaklaşıyor, küçük adımlar atıyordu. Yue Qianling, başlangıçta ona karşı mesafeli olmasına rağmen, her defasında Gu Xun’un samimi çabalarını görünce, yavaşça kalbinde ona olan duygu değişikliklerini hissetmeye başlıyordu.
Gu Xun’un, çevrimiçi arkadaşıyla gerçek dünyada karşılaştığında yaşadığı şaşkınlık, ikisi arasındaki bağın gelişmesine neden oldu. Artık sadece "Yapışkan Hamur Kıvrımı" değil, gerçek hayattaki Yue Qianling ile de iletişim kurmak, her ikisi için yeni bir maceraya dönüşmüştü. Bu süreç, birbirlerine duydukları güveni arttırmış, ilişkilerinin temeli daha sağlam bir hale gelmişti.
Sonunda, Gu Xun, ona duyduğu gerçek duyguları itiraf ettiğinde, Yue Qianling şaşkın ve mutlu bir şekilde karşılık verdi. İkisi de birbirlerinin hayatındaki yerlerinin artık çok farklı olduğunu fark etti. Bir zamanlar sıradan görünen ve yalnızca çevrimiçi bir ilişki gibi başlayan bu bağ, gerçekte kalpten kalbe bir bağa dönüşmüştü.
Sonuç
Yue Qianling ve Gu Xun, birbirlerini her yönüyle tanıyarak ve farklılıklarını kabul ederek, samimi bir ilişkiye adım atmışlardı. Başlangıçtaki yanlış anlamalar ve soğuk reddedilme, onları birbirlerine daha da yaklaştırmıştı. Bu hikaye, yalnızca bir aşk değil, aynı zamanda cesaret, dostluk ve kendini tanıma yolculuğunun da bir anlatısıydı.
Queen of Tears
Alışveriş merkezlerinin kraliçesi, şehri fethetmiş, lüks yaşam tarzı ve görkemli hayatıyla adından sıkça söz ettiren bir kadındı. Yüksek moda, pahalı arabalar ve dünyanın en prestijli markalarına olan tutkusu, onun her adımını özel kılıyordu. Seda, bu dünyaya doğmuştu. Her zaman en iyisini isteyen, gösterişli bir hayatın parçası olarak büyümüş ve genç yaşta iş dünyasında zirveye tırmanmıştı. Ancak ne kadar parlak bir yaşamı olsa da, içindeki boşluk hiçbir zaman dolmamıştı. Gerçek bir mutluluğu ve anlamı, bir türlü bulamamıştı.
Emre ise tamamen farklı bir dünyadan geliyordu. Küçük bir kasabada büyümüş, mütevazı bir ailede yetişmişti. Şehir hayatı ona her zaman yabancı gelmişti. Edebiyatı, doğayı, sadeliği seven, huzurlu bir kasaba yaşamının sadeliğini tercih eden bir adamdı. Hayatına, yıllar önce bir tesadüf sonucu girmiş olan Seda ile evlenmişti. Düğünleri büyük ve gösterişli olmamıştı; küçük bir salonda, sade bir törenle evlenmişlerdi. O günden sonra, aralarındaki farklar yavaş yavaş belirginleşmeye başlamıştı.
Seda, alışveriş merkezlerinin içinde kaybolmuşken, Emre kasabanın köy yollarında yürümeyi tercih ediyordu. Seda'nın lüks otellerde yaptığı iş toplantıları ve galalar, Emre için bir anlam ifade etmiyor, onu yabancılaştırıyordu. Seda'nın tutkusu, sürekli yeni bir şeylere ulaşmak, daha fazla paraya, prestije ve başarıya sahip olmak, onları birbirinden uzaklaştırıyordu. Emre ise kasabasının sakinliğini, bir fincan çayın rahatlığını arıyordu. Ne yazık ki, bu iki dünya bir türlü birleşememişti.
Evliliklerinde bir çöküş başlamıştı. Seda, sosyal medya hesaplarında mutlu ve parlak bir hayat sergiliyor olsa da, evdeki boşluk her geçen gün büyüyordu. Emre, Seda'nın artan iş takviminden, sürekli seyahatlerinden ve azalan zamanlarından dolayı yalnızlık hissiyle boğuluyordu. İletişimsizlik, yanlış anlamalar ve birbirlerine olan uzaklıkları evliliklerini tehdit etmeye başlamıştı. Birbirlerinden giderek daha fazla yabancılaşıyorlardı. Emre’nin kasaba hayatı, Seda’nın ise alışveriş merkezlerinin ışıltılı dünyası arasında bir uçurum vardı.
Bir gün, Seda iş seyahati için kasabaya geri dönmek zorunda kaldı. Bir süreliğine, işlerinin yoğunluğu nedeniyle şehirdeki hayatına ara vermişti. Ama kasabada kalacağı bu birkaç gün, belki de hayatlarının dönüm noktası olacaktı. Seda ve Emre, birbirlerinden uzak geçen yılların ardından, bir şekilde eski ilişkilerine dair bir şeyler bulacaklardı.
Kasaba, Seda için ilk başta bir yabancıydı. Küçük sokaklar, yerel kafeler ve sakin atmosfer ona yabancı gelse de, Emre’nin doğayla iç içe yaşadığı bu yer ona başka bir dünyayı, başka bir huzuru hatırlattı. Bir sabah, Emre ona kasabanın en sevdiği yerini, göletin yanındaki eski taş köprüyü gösterdi. Bu basit ama özel an, Seda’nın kalbinde bir kıvılcım yaktı. Aralarındaki eski bağları yeniden hatırlamaya başlamıştı.
O günden sonra, küçük kasaba günleri, bir zamanlar birbirlerini sevmiş olan iki insanın yeniden keşfettiği bir yer haline geldi. Seda, lüks alışveriş merkezlerinin dışındaki dünyayı, sade ama samimi bir hayatı yeniden gözden geçirmeye başladı. Emre ise, Seda'nın gözlerinde eski tutkusunu ve hayatın basit güzelliklerine olan ilgisini tekrar gördü. Kendi içinde, Seda'nın farklı dünyasındaki parıltıları anlamaya, onun dünyasına adım atmaya başlamıştı.
Zamanla, küçük kasabanın huzuru, evliliklerinde yeniden yeşermeye başlayan bir aşkı filizlendirdi. Seda, her ne kadar alışveriş merkezlerinin pırıltılı dünyasından uzaklaşmakta zorlanmış olsa da, Emre'nin yanındaki sadelik, ona gerçek anlamda mutluluğu ve huzuru getirecekti.
Evliliklerinin en zor döneminde, aslında iki kalbin birbirine tekrar dokunabileceğini ve geçmişteki sevgiyi yeniden bulabileceğini keşfetmişlerdi. Ne kadar farklı dünyalardan gelmiş olsalar da, birlikte geçirecekleri zamanın değeri her şeyden önceydi.
Ve böylece, alışveriş merkezlerinin kraliçesi ile küçük bir kasabada büyümüş olan kocasının arasında, her şeyin başından beri var olan o kaybolmuş sevgi, mucizevi bir şekilde yeniden filizlendi. Geçmişin yaraları ve farklılıklar bir kenara bırakıldı, ve ikisi de hayatta en çok neye değer verdiğini sonunda bulmuştu.
Serendipity's Embrace
10 yıl boyunca Amerika'da yaşadıktan sonra, Hu-young'un Kore'ye dönüşü, bir zamanlar kaybettiği duygulara ve anılara tekrar ulaşmasını simgeliyor. İlk aşkı Hong-ju ile bir kafede karşılaşması, bir anlamda geçmişin yeniden gün yüzüne çıkmasıdır. Bu, tıpkı çok tanıdık ve romantik bir şekilde gerçekleşen tesadüflerle anlatılmak istenen bir olgudur: Peter Pan'ın Wendy'nin odasına uçması ya da prensin Cinderella'nın kaybolan cam ayakkabısını bulması gibi olaylar, geçmişin güzel anılarına yeniden kavuşmakla ilgilidir.
Hu-young, yıllar geçmesine rağmen, Hong-ju'nun önünde hala aynı duygusal naifliği ve beceriksizliği taşır. Bu durum, zamanın sadece dışsal değişimlere yol açtığını ama duygusal bağların zamanla zayıflamadığını, aksine belirli anlarla yeniden canlandığını gösterir. 19 yaşındaki bir gencin duygusal saflığını ve heyecanını yeniden keşfetmesi, bir tür zaman yolculuğu gibi, her şeyin yeniden taze bir şekilde başlaması anlamına gelir.
Son olarak, geçmişin solmuş günleri, yeniden Hong-ju ile geçirilen zamanla birlikte rengarenk bir şekilde canlanır. Burada "gökkuşağı" ifadesi, taze ve renkli anıların, yeniden ortaya çıkan duyguların, tıpkı bir gökkuşağının tüm renkleri gibi, hayatı ve ilişkiyi daha parlak hale getirdiğini simgeliyor.
Who Is She
A romantic music coming-of-age drama about grandmother Oh Mal-soon, who turns into a 20-year-old Oh Doo-ri overnight and enjoys her shining prime once again.
Aoshima-Kun is a Bully!
Although Aoshima and Yukino work at the same company, they have never spoken to each other. One day, they happen to meet at a bar that Yukino frequents, and they end up sitting next to each other! When she receives a call from a friend, Yukino remembers that she had made a promise to attend a wedding "with her boyfriend" and panics, saying, "Oh no, we broke up six months ago...!"
The wedding is next week, and Yukino is worried about what to do. She asks Aoshima to pretend to be her boyfriend for just one day and attend her friend's wedding. To her surprise, he agrees! Yukino is relieved, but in fact, Aoshima has a plan...
As they pretend to be together, Aoshima somehow starts to become interested in Yukino, who she had no interest in at all, and Yukino is at the mercy of a mean, younger tsundere boy. What will become of their "contract love"?
When the Stars Gossip
Gong Ryong, bir kadın doğum uzmanı olup, uzay turisti olarak birkaç günlüğüne uzay istasyonunda kalacak, ancak aslında gizli bir amacı vardır. Gong Ryong, Kore'nin en büyük holdinglerinden biri olan MZ Grubu’nun gelecekteki damadıdır. Komutan Eve Kim, komutanlık kariyerindeki ilk görevini almak üzere uzay istasyonuna gider. Eve Kim, her türlü tehlikenin bulunduğu bir ortamda kurallara sıkı sıkıya bağlı, mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahiptir ve en küçük hataya bile tahammülü yoktur. Kang Gang Su, uzay istasyonunda meyve sineği araştırmaları yapan bir bilim insanıdır. Küresel bir finans şirketinin sahibi olan ailenin ikinci oğlu olan Kang Gang Su, şimdiye kadar sorunsuz bir hayat sürmüştür. Ancak bir anda uzaya çıkarak, tehlikeli bir maceraya atılır. Gong Ryong’un kız arkadaşı Choi Go Eun, MZ Grubu’nun başkanının son varisidir. Güzellik ve zekâya sahip olmasının yanı sıra son derece yetenekli ve harika bir rol modeldir.