Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Hyde, Jekyll, Me
Wonder Land tema parkını işleten üçüncü nesil chaebol Gu Seo Jin, yakışıklılığı, zekâsı ve servetiyle kusursuz bir hayat sürüyor gibi görünür. Ancak çocukluğunda yaşadığı travmatik bir olay nedeniyle bölünmüş kişilik bozukluğu yaşamaktadır. Bir kişiliği soğuk, mesafeli ve acımasız bir iş adamıyken, diğeri tam tersine sıcak, nazik ve yardımseverdir. Bu nedenle Seo Jin, kimseye zarar vermemek adına hayatı boyunca evlenmemeye ve romantik ilişkilerden uzak durmaya karar vermiştir.
Öte yandan, Wonder Land'in zarar eden sirk gösterisini kapatmayı planlayan Seo Jin'in karşısına, sirkin tutkulu müdürü Jang Ha Na çıkar. Ha Na, yıllardır emek verdiği sirki kurtarmak ve eski ihtişamına kavuşturmak için elinden geleni yaparken, Seo Jin'in kararına karşı sonuna kadar mücadele eder.
Zamanla Ha Na, Seo Jin'in iki farklı kişiliğini de tanımaya başlar ve her birinin kendine özgü yönlerine âşık olur. Bir yandan sirki ayakta tutmaya çalışırken, diğer yandan Seo Jin'in geçmişindeki yaralarla yüzleşmesine yardımcı olur. Romantizm, komedi ve duygusal anları harmanlayan hikâye; aşkın, iyileşmenin ve insanın kendini kabul etme yolculuğunun sıcak bir anlatımını sunar.
Love in the Moonlight
Tüm hayatı boyunca bir erkek kılığına bürünmek zorunda kalan genç bir Joseon kadını, kaderin cilvesiyle kendini sarayın kapılarında bulur. Kadın olduğunu gizleyerek, kraliyet sarayında harem ağası olarak görev yapmaya başlar. Sarayın ihtişamlı duvarları ardında, entrikalar, gizli ittifaklar ve acımasız güç mücadeleleri hüküm sürerken, onun en büyük sırrı her an açığa çıkma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Tam da bu gizemli dünyanın ortasında, veliaht prens ile yolları kesişir. Önceleri mesafeli ve kuşkulu başlayan karşılaşmalar, zamanla derin bir güvene, ardından da anlatılamaz bir bağa dönüşür. İki farklı kader, imkânsızlıklarla çevrili bir sarayda birbirine dokunmaya başlar. Ancak her yakınlaşma, hem genç kadının sırrını hem de prensin geleceğini büyük bir riske atmaktadır.
Bir kadın, kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalışırken; bir prens, kalbini ve tahtını korumak zorundadır. Peki, yasaklarla dolu bu sarayda aşkın kıvılcımı yeşerebilir mi?
Please Love Me!
Michiko 30 yaşında, işsiz ve hayata tutunmaya çalışan bir kadındır. Önceki iş yerinin iflas etmesinden sonra sürekli iş aramakta, ancak hiçbir yerden olumlu yanıt alamamaktadır. Üstelik kendinden küçük erkek arkadaşını da maddi olarak desteklemeye devam etmekte, birikimleri tükenmek üzeredir.
Tam her şeyin daha da kötüye gittiğini düşündüğü bir gün, geçmişten tanıdık bir yüzle karşılaşır — eski patronu Ayumu. İş hayatındayken Michiko’nun çekindiği, soğuk ve mesafeli biri olarak hatırladığı Ayumu, artık büyükannesinden kalan mütevazı bir çay evini işletmektedir.
Michiko, çaresizlik içinde çayevinde yarı zamanlı çalışmaya karar verir. İlk başta hem işin farklı doğası hem de Ayumu ile yeniden bir araya gelmenin yarattığı gerginlik zorlayıcı olur. Fakat zamanla, çayevine gelen müşterilerle yaşanan küçük krizler, günlük telaşlar ve Ayumu’nun sürpriz destekleri Michiko’nun hayatına renk katmaya başlar.
Ayumu'nun sandığından çok daha anlayışlı, sessizce destek olan biri olduğunu keşfettikçe, Michiko’nun ona bakışı da değişir.
Geçmiş korkuların yerini güven, ardından da beklenmedik bir yakınlık alır. Michiko, hem kendine yeniden inanmaya başlar hem de hiç ummadığı bir yerden yeni bir başlangıç ihtimaliyle yüzleşir.
"Bu hikâye; kayıplardan sonra yeniden ayağa kalkmayı, beklenmedik yerlerde doğan umutları ve sevginin bazen ikinci bir şansla geldiğini anlatan sakin, duygusal ve içten bir romantik dram."