Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
The Journey of Legend
Dövüş sanatları romanlarına tutkuyla bağlı genç Xiao Mingming, bir gün kendini okuduğu hikâyelerden birinin içinde bulur. Artık o, romanın kahramanı Xiao Qiushui’dir. Yepyeni bir kurgusal dövüş sanatları dünyasında, genç ve idealist bir delikanlı olarak yolculuğa başlar.
Başlangıçta heyecanlı ama tecrübesiz olan Xiao Qiushui, çıktığı yolda dostluklar kurar, düşmanlarla yüzleşir ve hayatın zorluklarıyla olgunlaşır. Kimi zaman ihanete uğrar, kimi zaman da ummadığı destekçiler bulur. Her mücadele, hem dövüş yeteneklerini hem de karakterini şekillendirir.
Zamanla, sıradan bir hayalperest gencin; adalet, sorumluluk ve fedakârlıkla yoğrularak asil bir kahramana dönüşümünün hikâyesi anlatılır. Onun yolculuğu sadece kılıç ve yumruklarla değil, aynı zamanda kalbiyle verdiği sınavlarla da doludur.
Fall in You
Bir gece… şüpheli bir kaza… Ve her şeyini kaybeden genç bir kadın.
Qiao Yan, anne babasının ölümünün sıradan bir kaza olmadığını bilir. Gerçeği öğrenmek için tek bir yolu vardır: onu ailesinden koparan o karanlığın kaynağına, yani Gu ailesinin görkemli ama tehlikeli dünyasına sızmak.
Qiao Yan’ın en büyük şüphesi, soğuk bakışları ve gizemli tavırlarıyla çevresine duvarlar ören Gu Jingyuan’a yönelir. Unvan gereği onun “küçük amcası”dır ama kan bağından çok sırlarla bağlıdır. Yanıtları ararken, kendini hiç ummadığı bir şekilde Jingyuan’la aynı safta bulur.
Birlikte, Gu ailesinin gömdüğü karanlık geçmişi ortaya çıkarırken yalnızca adalet için değil, kendi özgür gelecekleri için de savaşmak zorunda kalırlar.
First Choice
Beş yıl önce yollarını ayırdılar…
Huo Ling, gururu ve dürüstlüğüyle tanınan güçlü bir patrondur. Kalbi saf olsa da duygularını ifade etmede zorluk çeker.
Bai Luoan ise aklıyla hareket eden, dışarıdan soğuk ve ulaşılmaz görünen bir iş kadınıdır.
Birbirlerini sevseler de, aynı çatı altında kalmayı başaramamış ve ayrılığı seçmişlerdir. Fakat kader, onları beş yıl sonra yeniden karşı karşıya getirir.
Geçmişin kırgınlıkları ile bugünün değişen hayatları arasında, aşkları için ikinci bir şans mümkün olacak mıdır? Yoksa gurur ve soğukluk onları bir kez daha ayıracak mıdır?
Luminosity behind the Palace
Saray duvarlarının ardında yalnızca ihtişam değil, kan ve ihanet de saklıdır.
Asilzade bir kadın olan Su Leyu, kaderin oyunu sonucu tahtı zorla ele geçiren Prens Yin Changyan ile evlenmek zorunda kalır. Bu evlilik, Leyu’yu hem güç mücadelelerinin hem de ölümcül entrikaların tam ortasına sürükler.
Ancak Su Leyu’nun kalbinde tek bir ideal vardır: eşitlik. Halkın sesi olmayı seçen Leyu, sarayda gizlenen karanlık sırları çözmeye başladığında, darbeyle tahta çıkan Changyan’ın sandığından farklı biri olduğunu keşfeder.
Zamanla birbirine güvenmeyi öğrenen ikili, yalnızca aşklarını değil, krallığın geleceğini de yeniden inşa etmek için yan yana durur. Eski rejimi yıkmak, yeni bir düzen kurmak ve halkı özgürleştirmek için birlikte savaşacaklardır.
Unforgettable Love
Bir yanda duygularını asla belli etmeyen, disiplinli ve mesafeli iş adamı He Qiaoyan…
Diğer yanda, gülümsemesiyle etrafına ışık saçan, sıcak kalpli çocuk psikoloğu Qin Yiyue…
İkisi, Qiaoyan’ın küçük oğlunun desteğe ihtiyaç duymasıyla tanışır. Başlangıçta yalnızca profesyonel bir ilişki kuran bu iki zıt karakter, zamanla birbirlerinin hayatına dokunmaya başlar.
Qin Yiyue’nun şefkati, Qiaoyan’ın kalbindeki buzları yavaş yavaş eritir. Qiaoyan’ın güçlü ama kırılgan yanları ise Yiyue’ye hiç beklemediği bir güven duygusu kazandırır. İş ilişkisi, dostluğa; dostluk ise kaçınılmaz biçimde aşka dönüşür.
Footprints of Change
Şanghay’ın Fransız İmtiyaz Bölgesi’nde yükselen Batı tarzı bir ev…
Zaman akıp gider, ama bu evin duvarları her dönemin izini saklar.
Bir zamanlar Lin ailesinin görkemli yuvası olan bu yapı, 1930’larda doğumların ve umutların evi haline gelir: bir doğum hastanesi. 1950’lerde, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte fabrika makinelerinin gürültüsüyle dolar. 1990’lara gelindiğinde ise, farklı amaçlarla kullanılan karma bir binaya dönüşür; odaları, farklı hayatların kesişim noktası haline gelir.
Her çağ, kapısından giren insanlarla birlikte yeni öyküler taşır:
Bir anne ve bebeğin ilk nefesi, işçilerin alın teri, yeni dönemlerin umutları ve kaybolmuş hayaller…
Bu film, tek bir binanın gölgesinde yüzyıla yayılan dönüşümü ve onunla birlikte değişen insanların hikâyesini anlatıyor.
“Evler değişir, ama hatıralar duvarlarda kalır.”
Twelve Letters
Küçük bir kasaba… Birbiriyle sıkı bağlarla bağlı dostlar, aileler… Ve geçmişin gölgesinden gelen on iki gizemli mektup. 35 yıl boyunca saklı kalan bu mektuplar, yalnızca kaybolmuş bir aşkın değil, tüm kasabanın kaderini değiştirecektir.
Tang Yixuan için hayat, sevdiği kadının ansızın ortadan kaybolmasıyla altüst olur. Onun yokluğunu kabullenemeyen Yixuan, çok geçmeden başka bir zamandan gelen şifreli mesajlarla karşılaşır. Bu mesajlar, yalnızca sevdiği kadının akıbetini değil, zamanın ötesinde saklı kalan sırları da fısıldamaktadır.
Gerçeği ortaya çıkarmaya kararlı Yixuan, iki farklı zaman çizgisinde ilerleyen karmaşık bir bilmecenin içine sürüklenir. On iki mektup, kayboluşun ardındaki gerçeği çözebilecek tek ipucudur. Ama her cevap, yeni soruları da beraberinde getirecektir…
“Geçmişin sırrını çözmeden, geleceğe kavuşamazsın.”
Moonlit Reunion
Mei Zhuyu, Mei ailesinin alt kollarından gelen, sakin ve içine kapanık bir asilzadedir. Gölgelerle dolu geçmişinden kaçarken, Gizemli Olaylar Bürosu’nda görev almak üzere Chang’an şehrine gelir. Sessizliği ve nezaketi ardında ustaca gizlediği bir becerisi vardır: o, usta bir iblis avcısıdır.
Bir saray şöleninde, kader onu İmparatoriçe’nin asi ve korkusuz kız kardeşi olan Wu Zhen ile karşılaştırır. Wu, imparatorlukta yüksek bir konuma sahip olmasına rağmen, gerçek kimliğini herkesten gizlemektedir. O, hem insan hem iblis kanı taşıyan bir yarı iblis ve İblisler Diyarı’nın gizli muhafızıdır. Onun görevi, iblis dünyası ile insanların dünyası arasındaki kırılgan dengeyi korumaktır.
İkisi de kim olduklarını saklarken, görünüşte zıt ama aslında benzer ruhlara sahip olduklarını fark ederler. İkisini de birbirine yaklaştıran bir sır vardır: 18 yıl önce Chang’an’ı kasıp kavuran esrarengiz yangın. O gece, sadece canlar değil, kaderler de yanmıştır. Bu yangının ardındaki karanlık gerçeği ortaya çıkarmak için güçlerini birleştirirler.
Ancak şehir huzur içinde değildir. Kemik iblisleri yeniden ortaya çıkar, yeraltı dünyasında huzursuzluk baş gösterir ve halk arasında korku yayılır. Wu Zhen ve Mei Zhuyu, farklı geçmişlere ve görevlerine rağmen omuz omuza savaşırlar. Zamanla, aralarındaki güven bağa, bağ ise derin bir aşka dönüşür.
Ancak mutlulukları uzun sürmez. Changxi Sarayı, saraya sızmış iblis kökenlileri temizlemek için bir tasfiye başlatır. Bu ani ve acımasız temizlik, Wu ile Mei’yi kaçınılmaz bir yüzleşmeye zorlar: sadece birbirlerinin gerçek kimlikleriyle değil, aynı zamanda paylaştıkları geçmiş ile de.
Gerçekler ortaya çıktıkça, hem kalplerini hem de dünyalarını sarsacak bir karar vermeleri gerekir: Birbirlerine güvenip karanlıkla birlikte mi savaşacaklar, yoksa görevleri uğruna birbirlerini mi feda edecekler?
Higher
Jiang Zhen, özel kuvvetlerde geçirdiği yılların ardından sessiz bir hayata çekilmiş, geçmişiyle yüzleşmeye çalışmaktadır. Ancak kız kardeşinin sürücüsüz bir araçla gerçekleşen gizemli kazada ölmesi, onu tekrar sahaya dönmeye zorlar. Resmî makamlar olayı “talihsiz bir teknik arıza” olarak kapatmak istese de, Jiang Zhen bunun sıradan bir kaza olmadığına emindir.
Gerçeği öğrenmek için kimliğini gizleyerek bir teknoloji devinin içine sızar. Bu şirkette, sürücüsüz araç sistemlerinin geliştirildiği laboratuvarlar ve veri merkezleri, Jiang'ın dikkatini çeken ilk noktalardır. Ancak burada karşısına beklenmedik biri çıkar: Bai Fan. Yıllar önce birlikte görev yaptığı, ancak bir çatışma sonucu yollarını ayırdığı eski partneri.
Birbirlerine olan güvensizliklerine rağmen, her ikisi de aynı gerçeğin peşindedir. Zorunlu iş birliği, zamanla geçmişin hesaplaşmasına, kırgınlıkların yüzeye çıkmasına ve yeniden tanımlanan bir bağa dönüşür. Araştırmaları derinleştikçe, şirketin sadece kâr amacı gütmediği, aynı zamanda etik dışı deneyler yaptığı ve ölümcül sonuçlara yol açan bir yazılım geliştirdiği ortaya çıkar.
Jiang Zhen ve Bai Fan, hem şirketin adamlarından hem de geçmişlerindeki hayaletlerden kaçarak gerçeği açığa çıkarmak zorundadır. Ancak bu görev, sadece gerçeği ortaya çıkarmakla kalmayacak, aynı zamanda hayatlarını tamamen değiştirecek bir bedel de getirecektir.
Fancy Land
Li Xiulan, küçük kızı Li Yan ile birlikte sakin ve sıradan bir hayat sürdüğü sahil kasabasında tanınan, sevilen bir kadındır. Ancak bir sabah, kasabayı sarsan bir cinayet haberiyle her şey değişir. Kısa bir süre sonra işlenen ikinci cinayet, olayın tesadüf olmadığını ortaya koyar.
Polis, kasabanın geçmişini didik didik ederken, Li Xiulan'ın eskiye dair unuttuğu ya da bilinçli olarak bastırdığı anılar tekrar gün yüzüne çıkmaya başlar. Bu cinayetlerin, onun geçmişiyle sandığından çok daha fazla bağlantısı olduğu yavaş yavaş açığa çıkar. Kızı Li Yan da kendi yollarıyla bu gizemi anlamaya çalışırken, annesiyle arasındaki ilişki gerilim dolu bir hal alır.
Polis soruşturması ilerledikçe, kasabanın göründüğü kadar masum olmadığı ortaya çıkar. Komşular, arkadaşlar ve hatta aile bağları sorgulanmaya başlanır. Herkesin bir sırrı vardır. Ve bu sırlar, Li ailesini beklenmedik bir tehlikenin tam merkezine yerleştirir.
Giderek daha karanlık hale gelen olaylar karşısında, Li Xiulan hem kızını korumak hem de yıllardır gömülü kalan gerçeklerle yüzleşmek zorundadır.