Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Delusion
Genç bir kadının hayatı, demans hastası babasının bir cinayetin baş şüphelisi hâline gelmesiyle altüst olur. Babası yıllardır köy halkının anlattığı ürkütücü hayalet hikâyelerinin merkezinde yer almakta ve çevresindekiler onun geçmişinden dolayı karanlık bir sırrı olduğuna inanmaktadır. Ancak şimdi işlenen cinayet, bu söylentilerin çok daha ciddi bir boyuta ulaşmasına neden olur.
Babasının suçlu olduğuna inanmak istemeyen kadın, gerçeği ortaya çıkarmak için köyde kendi araştırmasına başlar. Geçmişte yaşanan olayları ve babası hakkında anlatılan korkutucu hikâyeleri birer birer sorguladıkça, herkesin sakladığı sırların olduğunu fark eder. Cinayetin ardındaki gerçek ortaya çıkarken, babasının hastalığı ile köyün karanlık geçmişi arasındaki bağlantı da giderek belirginleşir. Gerçekle söylentinin birbirine karıştığı bu gizemli ortamda, genç kadın hem babasını korumaya hem de gerçeği bulmaya çalışır.
Mr. Kill
Ünlü manga çizeri Kay, şehirde peş peşe işlenen seri cinayetlerin, yıllar önce kaleme aldığı mangalardaki sahnelerle birebir örtüştüğünün ortaya çıkmasıyla kendisini baş şüpheli olarak bulur. Polis, cinayetlerin ardındaki kişinin eserlerinden ilham aldığını ya da Kay'in olaylarla doğrudan bağlantılı olabileceğini düşünür. Masumiyetini kanıtlamak isteyen Kay, gerçeği ortaya çıkarmak için soruşturmaya dâhil olur.
Davayı yürüten dedektif Phat, başlangıçta Kay'e şüpheyle yaklaşsa da, araştırma ilerledikçe onun suçsuz olabileceğine inanmaya başlar. İkili, katilin izini sürerken cinayetlerin ardındaki karmaşık planı çözmeye çalışır ve birlikte geçirdikleri zaman, aralarında güçlü bir güven ve duygusal bağ oluşmasını sağlar.
Ancak soruşturma derinleştikçe, geçmişte saklanan karanlık sırlar birer birer gün yüzüne çıkar. Hem Kay'in hayatını hem de Phat'ın inandığı gerçekleri sarsan bu sırlar, onları ölümcül bir komplonun tam ortasına sürükler. Gerilim, gizem ve romantizmi bir araya getiren hikâye, geçmişin gölgelerinden kaçmanın her zaman mümkün olmadığını etkileyici bir şekilde anlatır.
Wu
Kaderin görünmez bağlarıyla örülü bu etkileyici hikâye, genç bir atlet ile gizemli bir falcının tesadüfi karşılaşmasıyla başlıyor. Hayatını disiplini, hedefleri ve geleceği üzerine kuran genç sporcu, bir gün yolu esrarengiz güçlere sahip bir kadınla kesişince kendini bambaşka bir dünyanın içinde bulur. İlk başta sıradan gibi görünen bu karşılaşma, zamanla yalnızca onların yaşamını değil, çevrelerindeki pek çok insanın kaderini de derinden etkileyecek olayların fitilini ateşler. Dizinin ismi olan “WU”, Çince’de “şaman” anlamına gelir ve hikâyenin mistik yönünü güçlü biçimde yansıtır. Geçmiş, kader, spiritüel sırlar ve insan ilişkilerini bir araya getiren bu yapım; fantastik dizi, gizemli aşk hikâyesi ve sürükleyici dram arayan izleyiciler için dikkat çekici bir seçenek sunar. Merak uyandıran atmosferi, güçlü karakter bağları ve mistik dokusuyla izleyiciyi ilk andan itibaren içine çekmeyi başarır.
The Believers
Bir zamanların umut dolu girişimcileri olan üç yakın arkadaş—zeki ama aşırı özgüvenli Miran, teknik deha Jae, ve pazarlamanın konuşkan kralı Do-hoon—kurdukları startup şirketlerinin art arda batmasıyla milyonlarca wonluk borcun altında ezilirler. Yatırımcılar kapıda, icra memurları telefonda, aileler ise hayal kırıklığı içindedir. Üçlü köşeye sıkışmış durumdadır.
Tam bu sırada Miran’ın aklına “son bir şans” fikri gelir:
Terkedilmiş bir Budist tapınağını sahte bir “aydınlanma merkezi”ne çevirip mucizevi meditasyon seansları satmak.
Başlangıçta plan basittir: sahte ritüeller, yapay zen atmosferi ve internet reklamları… Birkaç zengin müşterinin ödeyeceği yüksek ücretlerle borcu kapatıp kayıplara karışacaklardır. Ancak işler kısa sürede kontrolden çıkar:
“Mucize iyileşme” videoları viral olur,
Tapınak birden bire ülkenin en popüler ruhani kaçış noktası hâline gelir,
Gerçek keşişler durumu fark eder ve tapınağı geri almaya çalışır,
Ve en kötüsü: tapınakta açıklanamayan tuhaf olaylar yaşanmaya başlar.
Üçlü, her adımda daha büyük bir yalanın içine saplanırken; hem otoritelerden hem mafyadan hem de gerçekten aydınlanmak isteyen kalabalıktan kaçmak zorunda kalırlar. Fakat dolandırıcılık planı büyüdükçe, her biri kendi inançlarıyla yüzleşmek zorunda kalır:
Gerçek huzur para için satılabilir mi?
Ve tapınakta “bir şeyler” onları izliyor olabilir mi?
Zomvivor
Bilinmeyen bir virüs hızla şehirde yayılırken, bir zamanlar canlı ve kalabalık sokaklar artık ölüm sessizliğine bürünmüştür. İnsanlar birer birer acı içinde değişmeye başlar ve kısa sürede, şehir yaşayan ölülerle dolup taşar.
Kaosun ortasında kalan bir grup lise öğrencisi, dışarıdaki kabustan kaçmak için okullarına sığınır. Ancak duvarların ardında buldukları güvenlik hissi kısa sürer.
Yiyecekler tükenmektedir, iletişim kopmuştur, virüsün kaynağı bilinmemektedir…
Ve en kötüsü virüs içeri sızmış olabilir.
Artık tek hedefleri vardır:
Bulaşmadan, parçalanmadan, insan kalabilmek.
Zamanla dostluklar sınanır, korkular aklı esir alır ve sırlar ortaya çıkar.
Birlikte hayatta kalmaya çalışan bu gençler, sadece zombilerle değil, insanlığın en karanlık yüzüyle de yüzleşmek zorunda kalırlar.
Her saniye ölümün nefesini enselerinde hissettikleri bu okulda, kaçış artık sadece bir umut değil var olmanın son dersi haline gelir.
The Dark Dice
Bir oyun… sıradan görünen ama ölümcül sonuçlar doğuran bir oyun.
Gizemli bir zar masaya bırakıldığında, artık şansa yer yoktur; her atış hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirler.
Oyuncular, kazanmak için yalnızca zekâlarını ve cesaretlerini değil, birbirlerine olan güvenlerini de sınamak zorundadır. Ancak bu oyunda güvenmek, ihanete davetiye çıkarmak demektir. Her köşede yeni bir tuzak, her hamlede yeni bir kayıp bekler.
Hayatta kalmak için savaşacaklar, birbirlerini kandıracaklar ve en karanlık yönleriyle yüzleşecekler. Çünkü bu zar oyunu, yalnızca kazananı değil, kaybedeni de seçer.
Taste
İyi zevk, bizi güzel bir hayata götürebilir... ama her güzel şeyin bir bedeli vardır.
Lüks markalar, tasarım kıyafetler, estetik mekânlar ve sosyal medyada parlayan hayatlar... Hepsi dışarıdan mükemmel görünür. Ancak bu parıltılı dünyanın arkasında, gerçekliği sorgulayan gençlerin çalkantılı hikâyesi gizlidir.
Bu hikâye, prestijli bir özel okulda okuyan bir grup yeni nesil gencin hikâyesini anlatıyor. Kimi ailesinin servetiyle övünürken, kimi o dünyaya ayak uydurmak için yalanlara başvurur. Kimileri "iyi zevk"i kimlik haline getirirken, bazıları bunun sadece bir gösteriş olduğuna inanır.
Aralarında rekabet, aşk, ihanet ve kimlik arayışıyla örülü bu karmaşık ilişkiler ağı, onları giderek daha da yalnızlaştırır. Çünkü zevkli yaşamak için para gerekir. Ve para her zaman masum yollarla gelmez.
İçlerinden biri, sahte hayatlar içinde kaybolmamak için gerçekliği sorgulamaya başlar. Sosyal medyada kusursuz görünen o hayatların ardındaki kırılganlıkları, aile baskılarını ve kimlik krizlerini keşfeder.
Hide & Sis
Buppajinda ailesinin en küçük kızı Chatfah, babasının vasiyetinden en büyük mirası alır ve kısa süre sonra evlenmek üzeredir. Ancak her şeyin yolunda gittiği sanılan bir tatil gününde, Chatfah lüks bir yazlık evin en üst katından gözlerinin önünde düşer… ama cesedi ortadan kaybolur.
O anı gören üç ablası Baibua, Chomphu ve Putpichaya bir anda hem şüpheli hem de mağdur hâline gelir. Olay basit bir kaza mıdır, yoksa içlerinden biri mi bu trajedinin arkasındadır?
Baibua, ailenin en büyüğü; sakin, fedakâr ve akılcıdır. Her zaman ailesinin yükünü omuzlamıştır.
Chomphu, ikinci kardeş; özgüvenli, güzel bir modeldir. Ancak geçmişte sevgilisi Chatfah tarafından elinden alınmış, şimdi ise o adamla nişanlıdır.
Putpichaya (Picha), üçüncü kardeş; zarif bir mücevher tasarımcısıdır ve Chatfah’a en yakın olan kişidir. O, kız kardeşini adeta bir sırdaş gibi görmüştür.
Chatfah’ın kaybolması sadece başlangıçtır. Ardından gelen yeni trajediler, üç kardeşi birbirinden şüphe etmeye zorlar. Aile bağları sınanırken, kardeşler geçmişin gölgesinde kalan sırları gün yüzüne çıkarmaya başlar.
Hiç kimseye güvenin kalmadığı bu dünyada, birbirlerine güvenebilecekler mi?
Gerçeği öğrenmek için, çocukluklarında büyüdükleri kasvetli malikaneye geri dönerler. Fakat cevabı ararken, asıl soru daha da netleşir: Chatfah’ın kaybolmasının arkasındaki isim gerçekten onlardan biri olabilir mi?
Happiness TH
COVID sonrası dönemde dünya yavaş yavaş iyileşmeye çalışırken, yepyeni bir tehlike insanlığı tehdit etmeye başlar: "Next" adlı gizemli bir ilaç. Başlangıçta enerjiyi artırdığı ve zihni berraklaştırdığı söylenen bu ilaç kısa sürede bağımlılığa yol açar. Fakat asıl korkunç etkisi çok sonra ortaya çıkar: ağır psikoz, halüsinasyonlar ve acımasız cinayetler.
Şehirdeki şiddet olaylarında ani bir artış yaşanırken, soğukkanlı ve zeki bir dedektif olan Prap, olaylar arasında bir bağlantı olduğunu fark eder. Her kurbanın geçmişinde "Next" adlı ilacın izleri bulunmaktadır. Fakat bu sadece başlangıçtır.
Araştırması derinleştikçe Prap, ilacın sıradan bir sokak uyuşturucusu olmadığını, devletin ve büyük ilaç şirketlerinin de bu işin içinde olduğunu keşfeder. Toplumun en savunmasız kesimleri üzerinde yapılan yasadışı klinik deneyler, medyada karartılan bilgiler ve silinmiş geçmişler… Tüm ipuçları karanlık bir komploya işaret eder.
Prap artık sadece bir suçun değil, küresel bir akıl sağlığı krizinin, etik dışı bilimsel araştırmaların ve yozlaşmış bir sistemin peşindedir. Gerçekle yüzleşmeye hazır mıdır?
Mad Unicorn
“Teslimat: Başlangıç Noktası”
Hayaller bazen bir paketin içinden çıkar.
Genç, azimli ve vizyoner bir girişimci olan Seo Jun, kendi yolunu çizmeye karar verir. Kurumsal hayatın sıradanlığından sıyrılarak, kurye hizmeti veren yenilikçi bir startup kurar. İlk teslimat motosikletini alırken her şey küçük ama umut doludur.
Ancak teslim edilen her paketle birlikte, gerçek dünyanın karmaşıklığı, rekabetin acımasızlığı ve sistemin görünmeyen yüzü de ortaya çıkmaya başlar. Seo Jun’un işi büyüdükçe, karşısına yalnızca lojistik sorunlar değil, etik çatışmalar, endüstriyel sabotajlar ve gizli çıkar grupları da çıkar.
Yenilikçiliğiyle takdir toplarken, bir yandan da büyük şirketlerin hedefi hâline gelir. Güvendiği bazı insanlar onu yarı yolda bırakırken, hiç beklemediği yerlerden destek görmeye başlar. Bu yolculuk, yalnızca bir girişimcinin yükseliş hikâyesi değil; kişisel dönüşüm, sadakat, güven ve hayatta kalma savaşıdır.
“Teslimat: Başlangıç Noktası”, girişimcilik dünyasının parlak tabelalarının ardındaki gölgeleri, gençliğin cesaretini ve sistemle çatışan bireyin içsel mücadelesini gözler önüne seriyor.
Her teslimat bir seçimdir.
Her müşteri bir sınav.
Her rakip, yeni bir uyanıştır.