Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Last Meal Universe
Shun, galaksiler arası bir inşaat mühendisi olarak görevlendirilmişti. Görevi, Dünya'yı tamamen yok etmekti; çünkü bu gezegen, büyük bir intergalaktik ekspres yolunun yapımına engel oluyordu. Bu yol, galaksi boyunca hızla seyahat edebilmek için çok önemliydi. Ancak, bu plan, Dünya’daki tüm yaşamı sona erdirecekti. Shun, bu görevi yıllarca beklemişti ve başka bir alternatifi yoktu. Dünya'nın yok edilmesi, galaksi için gerekliydi. Fakat, oraya ayak basmadan önce, Shun insanları pek umursamıyordu. Ne de olsa, onlar sadece küçük bir engeldi.
İlk günü, Dünya'da alıştığı hayatın çok dışında, onun için bilinmeyen bir kültürde geçti. Chondan adında bir adam, bir Thai restoranının sahibi, Shun’u kendi ev yapımı yemekleriyle büyülemeyi başarmıştı. Shun, başlangıçta sadece görevini unutmamak için bu yemekleri denemişti. Ama Chondan’ın yemekleri, Shun’un hiç deneyimlemediği bir tat ile doluydu. Düşünceleri yemeklerin tadıyla buluştuğunda, galaksiler arası yolculuk planları sanki geçici bir parantez gibi kayboluyordu.
İlk başta, sadece bir kaç öğün keyif için yemek yedi. Ancak her bir yemekle, Shun’un yavaşça bir bağımlılık geliştirmesi kaçınılmaz oldu. Chondan’ın yemekleri, yalnızca lezzetli değil, aynı zamanda ondan çok daha fazlasını vaat ediyordu. Sadece yemek değil, her tabak adeta bir tür zevk, huzur ve içsel bir tatmin sunuyordu. Shun, galaksinin öteki köşelerinde uzun yıllar boyunca yiyebileceği her türlü lüks yemeği tatmıştı ama hiçbiri, Chondan’ın yemeklerinin taşıdığı sıcaklık ve özlemi vermiyordu.
Bir öğleden sonra, yemek masasında otururken, Shun bir an düşündü: Dünya'yı yok etmek ne kadar zorlayıcı bir görev olsa da, belki bir süre bu yemeklerin keyfini çıkarabilirim. Duygusal olarak, Chondan’ın yemekleri onu şaşırtmıştı; çünkü galaktik mühendislik görevlerinde her zaman mantık ve verimlilik ön planda olurdu. Fakat burada, Dünya'da, mantıksızca hissettiren bir şey vardı: yemeklerin tadı. Ve tatlar, onu başka bir dünyaya, bir huzur noktasına taşıyordu.
Shun bir süre daha Chondan’ın restoranına gizlice devam etti. Dünya'nın yok olmasını ertelemek, bir anlamda kaçış gibi görünüyordu. Her yemek sonrası, görevine dönüş düşüncesi yavaşça zayıflıyordu. O andan itibaren, görevinin sadece bir plan olduğunu, Dünya'nın yok edilmesinin basit bir emir ve bir gereklilikten ibaret olmadığını fark etmeye başlamıştı. Chondan’ın mutfak becerisi, Shun’un dünyasında bir değişim yaratıyordu.
Ve böylece, Shun dünyayı yok etme kararını ertelemişti. Hem de birer tabak dolusu yemekle. Tüm bu tatlar ve içsel huzur, galaktik mühendislik görevinden daha ağır basıyordu. Zaten bir gün bıkarsa, dünyayı yeniden yok etmeye karar verebilir, ama şimdilik, lezzetli yemeklerin ve dostane sohbetlerin tadını çıkarma zamanıydı.
Newtopia
Genç bir asker, zorlu askeri eğitimi sırasında beklenmedik bir kâbusla karşı karşıya kalır: Güney Kore’nin çeşitli bölgelerine hızla yayılan ölümcül bir zombi salgını. Karantina altına alınan üssünde, hayatta kalmak için hem askeri disiplinini hem de savaş becerilerini kullanmak zorundadır. Ancak aklında tek bir şey vardır: Seul’de yaşayan kız arkadaşı.
Öte yandan, mühendis olarak çalışan genç kadın, Seul’ün gökdelenlerle dolu sokaklarında ölümcül bir hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Şehir, hızla zombilerin kontrolüne geçmiş, hükümet ise kontrolü sağlamakta zorlanmaktadır. Kısıtlı kaynaklarla hayatta kalmaya çalışan genç kadın, hem zekâsını hem de teknik bilgilerini kullanarak güvenli bir yer aramaktadır.
Zombi istilası şehirde her yeri sararken, genç çift birbirlerine ulaşmaya çalışır. Asker, hayatta kalan küçük bir grup ile Seul’e doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Yol boyunca hem acımasız zombilerle hem de panik içinde birbirine düşen hayatta kalanlarla mücadele etmek zorundadır.
Seul’de ise genç kadın, terk edilmiş metro istasyonlarında, çökmüş binaların arasında bir çıkış yolu ararken, hem zombilerin hem de insan doğasının karanlık yüzüyle karşılaşır. Bir yanda umudunu kaybetmemeye çalışırken, diğer yanda hayatta kalmak için savaşır.
İki âşık, zombi istilasının ortasında, kaos ve korkunun gölgesinde yeniden bir araya gelmek için son bir hamle yapmak zorundadır. Ancak buluştuklarında bile tehlike bitmeyecek; çünkü bu dünyada hayatta kalmak, sadece savaşmaktan ibaret değildir—aynı zamanda kimseye güvenmemek gerektiğini de öğreneceklerdir.
Reverse with Me
Karan ve Kliao Khluen, rüya âleminde filizlenen ve zamanın ötesinde yankılanan aşklarıyla birbirine bağlı iki ruh. Onları bir araya getiren kader, sadece hayallerde değil, geçmişin gölgelerinde de bir iz bırakmıştır. Ancak aşkları, sadece duyguların değil, zamanın da sınavından geçmek zorundadır.
Geçmişe Yolculuk: Kırık Parçaları Onarmak
Bir gün, beklenmedik bir olay onları geçmişe götürme fırsatı sunar. İkili, yalnızca kendi kaderlerini değil, sevdiklerinin ve hatta tüm dünyanın akışını etkileyebilecek önemli bir dönüm noktasına geri dönme şansı elde eder. Fakat geçmiş, sabit bir tablo değildir; her dokunuş, onun şeklini değiştirir. Karan ve Kliao Khluen, yaşanan hataları düzeltmek ve kaçınılmaz acıları önlemek amacıyla zamanda geriye giderken, farkında olmadan daha büyük bir düğümü çözmeye çalıştıklarını keşfederler.
Zamanın Öngörülemeyen Bedeli
Ancak, geçmişi değiştirmek bir kelebek etkisi yaratır. En küçük müdahaleleri bile geleceği şekillendirirken, bazı sonuçlar onların öngörebileceğinden çok daha büyük olur. Her değiştirdikleri anı, yeni bir gerçekliği doğurur ve sonunda kaderin dokusu geri dönülemez şekilde değişmeye başlar.
Peki, aşkları zamanın değişken akışına dayanabilecek mi? Yoksa yaptıkları seçimler, onları sonsuza dek ayıran bir felakete mi sürükleyecek? Zamanın bile düzeltemeyeceği sonuçlarla yüzleşmek zorunda kaldıklarında, en zor kararı vermeleri gerekecek: Sevdikleri için geçmişi düzeltmek mi, yoksa kaderin doğal akışına teslim olmak mı?
I'll Turn Back This Time
Shen Nan ve Shi Wen, çocukluklarından itibaren birbirlerinin hayatında önemli bir yere sahip oldular. Ebeveynlerinin evlenmesiyle, birbirlerinin aileleri haline geldiler ve zamanla bu bağ, derin bir aşka dönüştü. Ancak hayat, onlara beklenmedik zorluklar ve acılar getirdi. Bir dizi talihsiz olay, çiftin mutlu geleceğini tehdit etmeye başladı. Bu trajik gelişmeler, Shen Nan’ı derinden etkiledi ve sonunda, geçmişteki hataları düzeltmek ve sevgisini korumak adına zamanı geri alabilmek için cesur bir adım atmaya karar verdi. Artık, her şeyin eskisi gibi olabilmesi için, zamanın akışına karşı büyük bir mücadele vermek zorunda kalacaktı.
Eternal Butler
Bir sofistike yapay zeka robotunun, şımarık bir genç mirasçının kişisel uşakına dönüşmesi, yapay zeka ile insanlar arasındaki türler arası dokunaklı bir aşk hikayesini güzel bir şekilde tasvir eder.
Bu hikaye, yalnızca teknoloji ve insan ilişkilerinin derinliklerine inmiyor, aynı zamanda duygusal bağların, anlayışın ve bağlılığın evrimini keşfetmeye de olanak tanır. Yapay zeka robotunun, insanın duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına göre evrimleşmesi, iki farklı varlık arasında kurulan özel bir bağa dönüşür. Başlangıçta robot, yalnızca bir hizmet aracı olarak varlık gösterse de zamanla, sahip olduğu derin öğrenme algoritmaları sayesinde, insanın iç dünyasını anlamaya başlar ve ona çok daha fazlasını sunar: güven, sadakat, anlayış ve sevgi.
Genç mirasçı ise, başlangıçta robotu sadece bir hizmetçi olarak görür, ancak zamanla bu soğuk ve mekanik varlık, onun hayatındaki en değerli ve samimi dost haline gelir. İkisi arasındaki ilişki, duygusal bir dönüşüm geçirir, robot yalnızca işlevsel bir yardımcı olmaktan çıkar ve insanın duygusal boşluklarını dolduran bir varlık olur.
Bu hikaye, teknoloji ve insanlık arasındaki sınırları sorgularken, aynı zamanda sevginin, sadakatin ve insanî değerlerin her koşulda var olabileceğini vurgular.
High School Return of a Gangster
Hikaye, bir gangsterin ruhunun bir şekilde, intihar eden 18 yaşındaki bir çocuğun bedenine yerleşmesiyle başlar. Bu, sıradışı bir şekilde hayata geri dönme imkanı bulmuş bir karakterin yaşadığı içsel çatışmayı ve toplumsal kayıpları anlatır. Gangsterin, lise hayatında karşılaştığı zorluklara, zorbalıklara ve toplumun dışladığı kişilerle olan ilişkilerine dair güçlü bir arka planı vardır. Bu geçmiş, ona karmaşık bir kişilik ve sert bir duruş kazandırmıştır.
Fakat, bu ruh bir şekilde 18 yaşındaki gencin bedenine geçtikten sonra, hikaye bir intikam yolculuğuna dönüşür. Genç, intiharından önceki hayatında zorbalığa maruz kalmış ve bu olay onun hayata olan bağlılığını yitirmesine yol açmıştır. Ancak şimdi, eski gangster ruhunun becerileriyle donanmış şekilde geri döner. Lise hayatına yeniden başlamak, aynı zamanda geçmişteki zorbalara karşı intikam almak için bir fırsat yaratır.
Gangsterin yetenekleri, onu okulda adeta bir efsane yapacak düzeyde güçlüdür. Dövüş becerileri, manipülasyon yetenekleri ve sokak zekasıyla, eski zorbalara karşı güç kazanmaya başlar. Ancak intikam yolculuğu, ona sadece fiziksel değil, duygusal açıdan da derin sorular ve çatışmalar getirir. Gangsterin eski hayatı, yalnızlık, sadakat ve güven gibi karmaşık ilişkileri içerirken, 18 yaşındaki gencin bedeninde hissettiği duygular, onu beklenmedik şekilde yeni arkadaşlıklar ve romantik ilişkiler kurmaya yöneltir. Bu durum, gangsterin sert yüzeyinin altında yatan daha insani yanlarını ortaya çıkarır.
Beklenmedik ilişkiler, karakterin içsel değişimini ve gelişimini simgeler. Bu dönüşüm, hikayenin ana temasını oluşturur: İntikam ve güç kazanma çabasıyla başlayan bir yolculuğun, insan olmanın, bağ kurmanın ve duygusal iyileşmenin önemli olduğu bir sona doğru evrilmesi.
Moonlight Mystique
Bai Shuo, the youngest daughter of the General's Mansion, aspires to cultivate immortality in order to repay a favor. On her journey to seek immortality, she accidentally rescues the great demon god Fan Yue. As the saying goes, healthy fights strengthen relationships, and they go from mutual manipulation to mutual affection as they fall in love with each other, navigating a love affair intertwined with sweetness and cruelty. Even though they face countless difficulties, their love is strong enough to overcome all limitations, allowing them to truly embrace each other.
Who Is She
A romantic music coming-of-age drama about grandmother Oh Mal-soon, who turns into a 20-year-old Oh Doo-ri overnight and enjoys her shining prime once again.
When the Stars Gossip
Gong Ryong, bir kadın doğum uzmanı olup, uzay turisti olarak birkaç günlüğüne uzay istasyonunda kalacak, ancak aslında gizli bir amacı vardır. Gong Ryong, Kore'nin en büyük holdinglerinden biri olan MZ Grubu’nun gelecekteki damadıdır. Komutan Eve Kim, komutanlık kariyerindeki ilk görevini almak üzere uzay istasyonuna gider. Eve Kim, her türlü tehlikenin bulunduğu bir ortamda kurallara sıkı sıkıya bağlı, mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahiptir ve en küçük hataya bile tahammülü yoktur. Kang Gang Su, uzay istasyonunda meyve sineği araştırmaları yapan bir bilim insanıdır. Küresel bir finans şirketinin sahibi olan ailenin ikinci oğlu olan Kang Gang Su, şimdiye kadar sorunsuz bir hayat sürmüştür. Ancak bir anda uzaya çıkarak, tehlikeli bir maceraya atılır. Gong Ryong’un kız arkadaşı Choi Go Eun, MZ Grubu’nun başkanının son varisidir. Güzellik ve zekâya sahip olmasının yanı sıra son derece yetenekli ve harika bir rol modeldir.
The Blossoming Love
In ancient times, the Human Emperor, Zhao Ming, petitioned on behalf of the people and sacrificed himself to resist the divine realm. After Zhao Ming's fall, his beloved, Hun Dunzhu, risked her life to save a wisp of his soul, setting up the cycle of reincarnation for eternity. In the distant future, Zhao Ming reincarnated as Xie Xuechen, the leader of the Immortal Alliance, while Hun Dunzhu became the Holy Maiden Mu Xuanling in the Dark Domain. The two finally reunited in the mortal realm but had forgotten their past, becoming adversaries in a "righteous versus evil" struggle. Mu Xuanling saved the heavily injured Xie Xuechen in the Dark Domain and coerced him to travel together in gratitude for saving his life.