Keşfet
Sıradaki dizini bul.
Türe, yıla ve ülkeye göre süz; beğendiğin sırada listele.
Wu
Kaderin görünmez bağlarıyla örülü bu etkileyici hikâye, genç bir atlet ile gizemli bir falcının tesadüfi karşılaşmasıyla başlıyor. Hayatını disiplini, hedefleri ve geleceği üzerine kuran genç sporcu, bir gün yolu esrarengiz güçlere sahip bir kadınla kesişince kendini bambaşka bir dünyanın içinde bulur. İlk başta sıradan gibi görünen bu karşılaşma, zamanla yalnızca onların yaşamını değil, çevrelerindeki pek çok insanın kaderini de derinden etkileyecek olayların fitilini ateşler. Dizinin ismi olan “WU”, Çince’de “şaman” anlamına gelir ve hikâyenin mistik yönünü güçlü biçimde yansıtır. Geçmiş, kader, spiritüel sırlar ve insan ilişkilerini bir araya getiren bu yapım; fantastik dizi, gizemli aşk hikâyesi ve sürükleyici dram arayan izleyiciler için dikkat çekici bir seçenek sunar. Merak uyandıran atmosferi, güçlü karakter bağları ve mistik dokusuyla izleyiciyi ilk andan itibaren içine çekmeyi başarır.
Zomvivor
Bilinmeyen bir virüs hızla şehirde yayılırken, bir zamanlar canlı ve kalabalık sokaklar artık ölüm sessizliğine bürünmüştür. İnsanlar birer birer acı içinde değişmeye başlar ve kısa sürede, şehir yaşayan ölülerle dolup taşar.
Kaosun ortasında kalan bir grup lise öğrencisi, dışarıdaki kabustan kaçmak için okullarına sığınır. Ancak duvarların ardında buldukları güvenlik hissi kısa sürer.
Yiyecekler tükenmektedir, iletişim kopmuştur, virüsün kaynağı bilinmemektedir…
Ve en kötüsü virüs içeri sızmış olabilir.
Artık tek hedefleri vardır:
Bulaşmadan, parçalanmadan, insan kalabilmek.
Zamanla dostluklar sınanır, korkular aklı esir alır ve sırlar ortaya çıkar.
Birlikte hayatta kalmaya çalışan bu gençler, sadece zombilerle değil, insanlığın en karanlık yüzüyle de yüzleşmek zorunda kalırlar.
Her saniye ölümün nefesini enselerinde hissettikleri bu okulda, kaçış artık sadece bir umut değil var olmanın son dersi haline gelir.
Happiness TH
COVID sonrası dönemde dünya yavaş yavaş iyileşmeye çalışırken, yepyeni bir tehlike insanlığı tehdit etmeye başlar: "Next" adlı gizemli bir ilaç. Başlangıçta enerjiyi artırdığı ve zihni berraklaştırdığı söylenen bu ilaç kısa sürede bağımlılığa yol açar. Fakat asıl korkunç etkisi çok sonra ortaya çıkar: ağır psikoz, halüsinasyonlar ve acımasız cinayetler.
Şehirdeki şiddet olaylarında ani bir artış yaşanırken, soğukkanlı ve zeki bir dedektif olan Prap, olaylar arasında bir bağlantı olduğunu fark eder. Her kurbanın geçmişinde "Next" adlı ilacın izleri bulunmaktadır. Fakat bu sadece başlangıçtır.
Araştırması derinleştikçe Prap, ilacın sıradan bir sokak uyuşturucusu olmadığını, devletin ve büyük ilaç şirketlerinin de bu işin içinde olduğunu keşfeder. Toplumun en savunmasız kesimleri üzerinde yapılan yasadışı klinik deneyler, medyada karartılan bilgiler ve silinmiş geçmişler… Tüm ipuçları karanlık bir komploya işaret eder.
Prap artık sadece bir suçun değil, küresel bir akıl sağlığı krizinin, etik dışı bilimsel araştırmaların ve yozlaşmış bir sistemin peşindedir. Gerçekle yüzleşmeye hazır mıdır?
The Next Prince
Khanin, yıllar önce terk ettiği krallığı Emmaly’ye geri dönmek zorunda kalır.
Ancak bu dönüş, bir özlem ya da nostalji değil; onu istemediği bir taht savaşı beklemektedir.
Hiç arzulamadığı bir rolü üstlenmek zorunda kalan Khanin, tahtın varisi olarak kaderiyle yüzleşir.
Bu zorlu yolculukta yanında olan kişi ise, kraliyete sadakatle bağlı, onurlu ve disiplinli Kraliyet Muhafızı Charan’dır.
Charan’ın görevi basittir: Khanin’i korumak. Ama içten içe, bu koruma görevden çok daha fazlası olmaya başlar.
Zamanla, aralarındaki güven, gizli bir bağa ve belki de bastırılmış duygulara dönüşür.
Fakat saray, ihanetlerin, entrikaların ve güç savaşlarının gölgesindedir.
Khanin, tahttan çok kendi kimliğini ve özgürlüğünü ararken,
Charan da sadakati ile kalbi arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.
The Bangkok Boy
Sun, Bangkok'un karanlık sokaklarında yalnızca tek bir amaçla yaşamaktadır: İntikam.
Geçmişte kaybettiklerinin acısı, ruhunu sarıp sarmalamış, onu acımasız ve kararlı bir adama dönüştürmüştür.
Ancak planladığı gibi ilerlemeyen bir gecede, yolu Peace ile kesişir.
Peace, ilk bakışta Sun’ın dünyasına ait biri gibi görünmez; sakinliği, naifliği ve huzur dolu varlığıyla adeta fırtınanın ortasında bir liman gibidir.
Fakat görünüşler aldatıcıdır.
Bu karşılaşma, Sun’ı sadece duygusal bir karmaşaya değil, aynı zamanda çok daha tehlikeli bir aşk ve kanlı hesaplaşmaların içine sürükler.
İntikam ateşiyle yanarken kalbinde filizlenen duygular, Sun'ın adımlarını bulanıklaştırmaya başlar.
Peace ise, Sun’ın karanlık geçmişiyle yüzleşmesine ve yeni bir hayat ihtimalini düşünmesine neden olur.
Aşk mı yoksa intikam mı kazanacak?
Bangkok'un kanla yoğrulmuş sokaklarında, Sun için gerçek bir kurtuluş var mı?
Yoksa her seçim, onu biraz daha yıkıma mı sürükleyecek?
Double Savage
Li, Pakorn ve Pawin, Çinli tüccar bir ailenin üç sevgi dolu kardeşidir. Küçüklüklerinden beri birbirlerine bağlı, birbirlerine kol kanat geren bu üçlü, her zorluğun üstesinden birlikte gelmiştir. Ancak bu aile tablosunun altında derin yaralar gizlidir. Ortanca kardeş Pakorn, babaları Ko Beng tarafından hiçbir zaman diğerleri kadar sevilmemiştir. Ekonomik durgunluğun yaşandığı bir dönemde dünyaya geldiği için "uğursuzluk" simgesi olarak görülür. Buna karşılık en küçük kardeş Pawin, ticaretin toparlanmaya başladığı zamanda doğmuş, bu yüzden "ailenin uğurlu çocuğu" olarak yüceltilmiştir.
Zamanla kardeşler arasındaki sevgi sınavdan geçer. Bu değişimin temelinde iki önemli olay vardır:
İlki, aynı sokakta iş yapan bir ailenin kızı Rungtawan’ın hayatlarına girmesidir. Her bir kardeşin hayatında farklı anlamlar taşıyan bu genç kadın, duygusal dengeleri alt üst eder.
İkincisi ise, Pakorn’un yanlışlıkla tanıştığı gizemli bir hırsız olan Asalha (ya da kısaca Ah)’tır. Ah, Pakorn’u istemeden şiddet içeren bir suça bulaştırır ve bu olay, Pakorn’un hayatını kökten değiştirir.
Bir zamanlar birbirlerinin gözbebeği olan bu üç kardeşin ilişkisi, artık adaletin iki karşıt tarafında yer alan bir kanun kaçağı ile yeni yetme bir polis memuru arasında süregelen bir savaşa dönüşmüştür.
Kardeşlik, sadakat ve kader arasında sıkışıp kalan bu hikâyede, kan bağının mı yoksa seçilen yolun mu daha ağır bastığı sorgulanır.
Chains of Heart
Ken, sevgilisi Din'in gözlerinin önünde, Tayland'ın Uttaradit ormanlarının derinliklerinde vurularak öldürüldüğü bir olaydan sağ kurtulmayı başarmıştır. Bu travmatik olayın ardından Tayland'dan kaçarak Singapur’a gider ve orada bir Çin restoranında iki yıl boyunca yardımcı şef olarak çalışır. Ancak Ken’in zihni, o karanlık gecenin anılarıyla sıkışıp kalmıştır. Din’in hâlâ hayatta olabileceğine dair içinde taşıdığı küçük bir umutla yaşar. Bu umut, onu hayata bağlayan tek şey haline gelir.
Ken, yaşadığı travma yüzünden içine kapanır ve Tayland'daki kimseyle iletişim kurmaz. İçten içe bir gün geri dönüp Din’in intikamını almak için planlar yapar. Ancak bu hayalleri, en yakın arkadaşı Phayu ve Din’in ağabeyi Hin’in ona ulaşıp Din’in cesedinin bulunduğunu ve ailesinin Uttaradit’te cenaze düzenleyeceğini söylemesiyle yıkılır. Ken, ne kadar çaresizce Din’i son bir kez görmek istese de cenazeye gitmeyi reddeder. Acısıyla yüzleşmeye henüz hazır değildir.
Aynı gece, Ken kimliği belirsiz bir saldırganın hedefi olur. Tam öldürülmek üzereyken, siyahlar giymiş gizemli bir adam tarafından son anda kurtarılır. Bir klinikte gözlerini açan Ken, hayatını kurtaran bu esrarengiz adamın kim olduğunu öğrenmeye kararlıdır. Bu olay, onun için sadece bir kurtuluş değil, aynı zamanda karanlık geçmişiyle yüzleşmeye giden yolun da başlangıcı olacaktır.
Not Me
Black and White are twins with a powerful connection. After their parents' separation, though, White’s father took him abroad, and their family effectively severed in two. It isn’t until fifteen years have passed that White—now grown—returns to Thailand. One day, seemingly from nowhere, White feels an agony like death. He recovers in the hospital, but they’re unable to determine the cause. Then he picks up a call from a childhood friend, Tod. Tod tells him that Black is in a coma following a vicious attack, and he learns that Black is in a motorcycle gang. Unable to endure the harm done to his brother in silence, and suspecting it was one of Black’s close friends—Sean, Gram, or Yok—who betrayed him, White disguises himself as Black to root out the traitor.
The Heart Killers
Dövme sanatçısı Kant, polis için çalışan bir casustur. Bir çift silahlı kardeşi araştırma görevi verildiğinde, bunlardan birinin, unutamadığı bir gece ilişkisi olan Bison olduğunu keşfeder. İki suikastçi, bir hamburger dükkanına sahiptir. Kant, Bison’ı ikna ederek bilgi almayı hedefler. Ancak Bison’ın korkutucu, korumacı ağabeyi Fadel’in engellemeleriyle karşılaşır. Bunun üzerine, Fadel ile başa çıkabilecek birini kiralamaya karar verir. Yardım için, hiçbir şeyden korkmayan, baş ağrısı olan yakışıklı en iyi arkadaşı Style’ı çağırır. Style, bir zamanlar Fadel’e çarpmış ve büyük bir kavga etmişlerdir. Kant, Style’a göz koyduğu arabayı vaat eder, eğer Fadel’in kalbini kazanırsa. Görevi başarılı bir şekilde tamamladığı takdirde, Kant’a temiz bir suç kaydı verileceği ve yeni bir hayata başlayabileceği söz verilmiştir.
Jack & Joker: U Steal My Heart!
Joker, iki farklı yaşam süren bir karakterdir. Konuşmalarındaki özgüveni ve yeteneğiyle övünürken, aslında polisin aradığı ünlü bir hırsızdır. Olağanüstü kılık değiştirme yetenekleriyle, zengin ve baskıcı kişileri soyar, onların servetlerini fakir köylere dağıtarak yardım eder.
Diğer yanda ise Jack, eski bir Taekwondo siyah kuşağı ve şu anda bir alacaklıdır. Sakin ve sessiz tavırlarıyla karşılaştığı herkeste korku uyandırır. Ancak, korkutucu bir görünümünün aksine, Jack mantıklı bir insandır ve problemleri şiddet kullanmadan çözmeyi savunur. "Güç, yalnızca zayıfları korumak için kullanılmalıdır" inancına sahiptir.